The family court assumes responsibilities in protecting the interests of the parties—particularly children—by ensuring their future security and addressing the psychological, social, economic, and emotional factors that arise during the divorce process. In addition, it provides resolutions in cases such as adoption, the establishment of personal contact, and the regulation of custody rights. The support provided by social work academics constitutes a crucial dimension in addressing these factors within the jurisdiction of family courts from a psychosocial perspective.The primary aim of this research is to explore the opinions, evaluations, and lived experiences of social work academics regarding the social investigation process, which directly impacts cases in family courts. This study adopts a qualitative research method and is structured within the interpretivist paradigm, utilizing a multiple case study design. In this context, in-depth interviews were conducted with eight social work academics who are currently working or have previously worked at universities, and data were collected accordingly.The findings of the study suggest that effectively and functionally reflecting the social investigation process in social investigation reports is only possible when this process is carried out by professional social workers. It has been emphasized that these reports should not only adopt a perspective focused on individuals, families, and children, but also be structured in a comprehensive framework that considers their interactions with the social environment. Furthermore, it has been evaluated that, in addition to enhancing their professional knowledge, ethical values, observational and analytical skills within the institutional system, social workers operating within the judicial system would benefit significantly from the academic input and contributions of social work scholars—thereby improving the quality and impact of the social investigation process.
Aile mahkemesi, tarafların ve özellikle de çocukların menfaatlerinin korunması, geleceklerinin güvence altına alınması, boşanma sürecinin oluşturacağı psikolojik sosyal, ekonomik ve ruhsal faktörlerin incelenmesi konularında görev ve sorumluluk üstlenirken, evlat edinme, şahsi ilişki tesisi ve velayet hakkının düzenlenmesi gibi dava türlerine de çözüm üretmektedir. Aile mahkemesi kapsamına giren söz konusu faktörlerin psiko-sosyal açıdan ele alınmasında, sosyal hizmet akademisyenlerinin verecekleri destek çok önemli bir boyut oluşturmaktadır. Araştırmanın temel amacı; aile mahkemelerindeki davaları doğrudan etkileyen sosyal inceleme sürecine ilişkin sosyal hizmet akademisyenlerinin görüş ve değerlendirmeleri ve süreci nasıl deneyimlediklerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada yorumlayıcı paradigma altında ele alınan çoklu durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Bu bağlamda, üniversitelerde çalışan ya da çalışmış olan sosyal hizmet kökenli 8 akademisyenle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek veriler toplanmıştır. Çalışmada, sosyal inceleme sürecinin etkin ve işlevsel bir biçimde sosyal inceleme raporlarına yansıtılabilmesinin, esasen bu sürecin sosyal hizmet uzmanları tarafından yürütülmesiyle mümkün olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu raporların yalnızca birey, aile ve çocuk odaklı bir yaklaşımla değil, aynı zamanda bireylerin sosyal çevreleriyle olan etkileşimlerini dikkate alan bütüncül bir çerçevede ele alınmasının önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, adli sistemde görev yapan sosyal hizmet uzmanlarının kurumsal yapı içinde mesleki bilgi, etik değerler, gözlem ve sentez becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra, sosyal hizmet alanındaki akademik birikimden ve özellikle sosyal hizmet akademisyenlerinin katkılarından yararlanmalarının, sosyal inceleme sürecini daha sağlıklı ve etkili kılacağı değerlendirilmiştir.