Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Tarihsel Modeller ve Derslerinde Kullanımına Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi


Akis G., Aktan M. B.

16. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi, Edirne, Turkey, 4 - 07 September 2024, pp.226-227, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Edirne
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.226-227
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Hacettepe University Affiliated: Yes

Abstract

Konu ve Amaç

Bilimsel modeller araştırmaların yürütülmesi, gözlemlerin yapılması ya da bilimsel çalışmaların sonucunda ortaya çıkan bilişsel araç veya ürünlerdir. Eğitim ve öğretimde bilimsel modellere yer vermek, kullanmak ve bu modellerin tarihsel süreçte nasıl geliştirildiğini anlamak; öğrencilerin hem akademik bilgilerinin hem de bilime karşı ilgilerinin artmasını sağlayacaktır Belirli bir bağlamda üretilmiş, tarihsel süreçlerin sonunda gelişimini sürdürmüş ve genel olarak bilim insanları tarafından kabul görmüş, fikir birliği statüsüne ulaşmış bir bilimsel model, tarihsel bir model olarak adlandırılabilir. Fen bilimleri öğretmenlerinin tarihsel modeller hakkında farkındalıklarını geliştirilmesi öğretim sürecinde tarihsel modellerin daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayabilir.

Bu çalışmanın amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin (biyoloji, fizik, kimya, fen bilgisi branş öğretmenleri) bilimsel modellerle ilgili bilgilerini, tarihsel modellerden nasıl yararlandıklarına ve derslerinde nasıl kullandıklarına yönelik görüşlerini incelemektir. Literatür incelendiğinde fen bilimleri öğretmenlerinin tarihsel modellerle ilgili farkındalıkları üzerine yapılmış çalışmaların oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya yön veren araştırma sorusu şudur: fen bilimleri öğretmenleri tarihsel modellerden nasıl yararlanmakta ve derslerinde nasıl öğretmektedir?

 

Yöntem

Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden gömülü teori ve keşfedici desen kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, literatür destekli olarak hazırlanan açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Etik açıdan çalışmanın amacı, kapsamı ve uygulanması hususlarında bilgilendirilen fen bilimleri öğretmenleri gönüllü olarak çalışmaya katılmış ve görüşlerini beyan etmiştir. Bu kapsamda çalışmaya katılan on bir öğretmenden elde edilen veriler incelenmiştir. Verilerin analizinde öncelikle tüm veriler MS Word dosyasına aktarılmış, daha sonra açık uçlu kodlama ile veriler detaylı olarak incelenmiştir. Her bir soruya verilen cevaplar ve açıklamalar karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların görüşlerinde beliren, gömülü kalmış ifade ve söylemler belirlenerek kodlanmıştır. Verilerde ortaya çıkan anahtar kelime ve kodlar değerlendirilerek öğretmen görüşlerinin nasıl farklılaştığı incelenmiştir. Ortaya çıkan kodlar ilişkilendirilerek anlamlı kategoriler elde edilmiş, son aşamada ise araştırma sorusu ile ilişkili temalar ortaya çıkarılarak yorumlanmış ve raporlanmıştır.

 

Bulgular

Öğretmenlerin genel olarak sorulara verdiği cevaplar değerlendirildiğinde bilimsel modeller hakkında bilgi sahibi olduğu ve ders kitaplarından model örnekleri verebildiği gözlenmiştir. Verilen örnekler incelendiğinde çoğunlukla fiziksel modellerin örnek verildiği (örneğin, DNA modeli, Güneş Sistemi modeli, hücre modeli), kavramsal modellerin (örneğin, periyodik tablo, atom modelleri) ise daha az sayıda katılımcılar tarafından ifade edildiği görülmüştür. Bununla birlikte öğretmenlerin derslerinde en çok kullandıklarını ifade ettikleri model örnekleri incelendiğinde; DNA modeli, hücre modeli, iskelet modeli, elektrik devre modeli, dolaşım sistemi modeli gibi genel olarak fiziksel niteliği olan model örnekleri olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin bilim tarihinde önemli yeri olduğunu düşündükleri model örnekleri verebildiği gözlenmiştir. Öğretmenler genel olarak atom modelleri ve hücre modellerini bilimsel bilgilerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu düşünmektedir. Öğretmenlerin verdiği tarihsel model örnekleri arasında DNA’nın sarmal yapı modeli gibi fen derslerinde yaygın olarak yer alan örnekler olduğu gözlenmiştir. Katılımcılar tarihsel modellerin fen derslerinde başlıca kullanım amacının soyut olan konuların somutlaştırılmasında etkili olduğunu ifade etmişlerdir.

Öğretmenlerin derslerindeki öğretim uygulamalarıyla ilişkili verdikleri cevaplar değerlendirildiğinde ise öğretim uygulamalarında modelleri kullanırken genellikle tarihsel geçmişinden ve modeli geliştiren bilim insanlarından bahsetmedikleri ortaya çıkmaktadır. Öğretmenler, derslerinde tarihsel modelleri video ve resim gibi görsel materyallerden yararlanarak kullandıklarını, bunları da göstererek ve açıklayarak öğrencilere bilgi verdiklerini ifade etmişlerdir. Buna ek olarak, öğretmenlerin çoğunluğu fen derslerinde tarihsel modellerin bilimsel bilgilerin öğretiminde kullanımı yönünden yöntemsel farklılık gösterebileceğini ve öğretim programı açısından uygulanabilir olduğunu düşünmektedir.

 

Sonuç

        Çalışmaya katılan öğretmenlerin görüşleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tarihsel modellerin az sayıda ve sınırlı olarak derslerde yer aldığı, öğretmenler tarafından vurgulandığı görülmektedir. Tarihsel niteliği olan bilimsel modeller genellikle derslerde sözel ya da görsel örnekler olarak yer bulmakta ve konuyla ilişkili örnekler olarak öğretmenler tarafından değinilmektedir. Oysa bu durum tarihsel modellerin güçlü öğretim araçları olarak yeterince kullanılamadığını göstermektedir. Ayrıca bilim tarihi, bilimin doğası ve bilimsel bilginin gelişimi dikkate alındığında öğretmenlerin dile getirdiği tarihsel modellerin somutlaştırma potansiyelinin de zayıf kaldığı görülmektedir. Fen bilimleri öğretmenlerinin tarihsel modeller hakkında farkındalıklarını geliştirilmesi öğretim sürecinde tarihsel modellerin daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayabilir. Bilimsel modellerin tarihsel ve felsefi değişimleri hakkında bilgi sahibi olan, fikir üreten ve öğretim süreçlerinde bunlarla ilgili bilgileri paylaşan öğretmenler öğrencilere daha iyi yol gösterebilir. Böylece öğrenciler hem bilimin doğasını kavrama hem de bilimsel bilginin üretilme sürecini bütüncül olarak daha iyi anlama fırsatı bulacaktır.