In the Ottoman Empire, debates surrounding the reception of Western-oriented legal systems reveal a multifaceted ideological polarization among Ottoman-Turkish intellectuals. This polarization reflects the diversive perspectives on how law should be constructed within the broader narrative of Turkey’s moderni- zation process. The domain of private law occupies a particularly prominent position in this discourse; disagreements regarding the sources that ought to inform civil law -particularly in matters such as family life- are intrinsically linked to the political cleavages of the era. Central to these debates is whether law could function as a tool of social engineering and, within this framework, the manner in which civil law should be constituted. This issue was a focal point of contention among Islamist, Turkist, and Westernist factions. Moreo- ver, the process of legal reception or creation served as a critical determinant of the boundaries within which judicial discretion and law-making authority would operate. This study seeks to analyze the established ideological positions and theoretical frameworks proposed by the intellectual movements of the period regarding the construction of a national civil code, through the prism of legal theory.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Batı temelli hukuk alımı tar- tışmaları Osmanlı-Türk aydınları arasında ideolojik bir kutuplaşmayı çok farklı boyutlarıyla sunmaktadır. Bu kutuplaşma Türkiye’de çağ- daşlaşma serüveninin bir yansıması üzerinden hukukun oluşumunun nasıl olması gerektiği yolunda çeşitlilik göstermektedir. Burada özel hukuk alanı büyük önem arz etmektedir; zira başta aile hayatı olmak üzere medeni hukukun hangi kaynaklar üzerinden şekillenmesi ge- rektiği yolundaki ayrışmalar politik alandaki kutuplaşmalardan ba- ğımsız değildir. İslamcı, Türkçü ve Batıcı kanatlar arasında hukukun toplum mühendisliği yolunda bir işlev görüp göremeyeceği ve bura- da medeni hukukun nasıl teşekkül edeceği hususu büyük tartışma konusudur. Ayrıca hukuk alımı veya yapımı, hâkime hak dağıtma faa- liyetinde takdir yetkisinin ve hukuk yaratma faaliyetinin hangi sınırlar içerisinde tanınacağının doğrudan belirleyicisi olmaktadır. Çalışma milli bir medeni hukukun nasıl olması gerektiği konusunda o dönem- deki akımların yerleşik ideolojik pozisyonlarını ve tasarılarını hukuk teorisi üzerinden tartışmayı amaçlamaktadır.