2017-2025 Yılları Arasında Okullarda Yaşanmış Yazılı ve Görsel Basına Yansıyan Fen Laboratuvar Kazaları


Şener F., Akis G., Ünsal A. A., Aydoğdu C.

XII. International Eurasian Educational Research Congress (EJER 2025), Ağrı, Turkey, 25 - 28 June 2025, pp.727-728, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Ağrı
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.727-728
  • Hacettepe University Affiliated: Yes

Abstract

2017-2025 Yılları Arasında Okullarda Yaşanmış Yazılı ve Görsel Basına Yansıyan Fen Laboratuvar Kazaları

 

Fatma Şener,                       Güler Akis ,                      Atilla Ayaz Ünsal,                 Cemil Aydoğdu

Hacettepe Üniversitesi     Hacettepe Üniversitesi    Hacettepe Üniversitesi         Hacettepe Üniversitesi

 

Problem Durumu

Fen eğitimi, bireylerin bilimsel süreç becerilerini geliştirmeleri, bilimsel bilgiye ulaşmaları ve elde ettikleri bilgileri günlük yaşamla ilişkilendirebilmeleri açısından önemli bir öğrenme alanı olarak değerlendirilmektedir. Yapılandırmacı öğrenme anlayışı temelinde geliştirilen öğretim programlarında, öğrencilerin öğrenme sürecine aktif katılımı ve deneysel etkinliklerde doğrudan yer almaları teşvik edilmekte; bu doğrultuda laboratuvar çalışmaları ön plana çıkmaktadır (Hofstein & Lunetta, 2004). Ancak, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığında laboratuvar ortamları çeşitli fiziksel, kimyasal ve biyolojik riskler barındırabilmektedir (Bayraktar, Erten, ve Aydoğdu, 2006). Bu bağlamda, fen laboratuvarlarında güvenli çalışma koşullarının oluşturulması, laboratuvar kullanımına ilişkin teknik bilgi ve becerilerin kazandırılması ile güvenlik kültürünün öğrencilere benimsetilmesi, çağdaş fen öğretiminin temel bileşenlerinden biri hâline gelmiştir.

2013 yılında yürürlüğe giren eğitim programıyla birlikte, yapılandırmacı yaklaşımı temel alan ve araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme anlayışını benimseyen öğretim uygulamalarına geçilmiş ve 2017 itibariyle de programda STEM uygulamalarına ağırlık verilmiştir. Bu çerçevede, öğrencilerin öğrenme sürecinde aktif roller üstlenmeleri ve deneyim yoluyla bilgi edinmelerini destekleyen laboratuvar etkinliklerinin eğitim ortamlarında daha fazla yer bulduğu gözlemlenmektedir. Ancak, laboratuvar uygulamaları sırasında uygun kullanım tekniklerinin benimsenmemesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesi durumunda çeşitli kazaların meydana gelmesi kaçınılmaz hale gelmekte; bu kazalar, kimi durumlarda geri dönüşü olmayan ciddi sağlık sorunlarına veya hayati tehlikelere yol açabilmektedir. Bu sebeple laboratuvar güvenliği ve kullanım tekniği konusunda öğrenci ve öğretmenlerin yeterli bilgiye sahip olması gerekmektedir (Aydoğdu ve Şener, 2016).

Laboratuvar güvenliği; laboratuvar çalışmaları sırasında öğretmen, öğrenci ve okul ortamını etkileyebilecek olası tehlikelere karşı önleyici tedbirlerin alınmasını, ortaya çıkabilecek aksaklıkların önceden belirlenmesini, laboratuvar ortamının düzenli ve güvenli bir şekilde yapılandırılmasını ve karşılaşılan problemlere bilimsel yaklaşımlarla çözüm üretilmesini içeren kapsamlı bir süreçtir (Aydoğdu ve Şener, 2016; Bayraktar, Erten ve Aydoğdu, 2006; Canel, 1995).

Laboratuvar kullanım tekniği ise; laboratuvar ortamında gerçekleştirilen deneysel ve bilimsel etkinliklerde öğrenci, öğretmen, araç-gereç ve okul güvenliğinin sağlanmasına yönelik uygulamaları kapsayan bir süreçtir. Bu süreçte, kullanılan malzemelerin teknik özellikleri ve doğru kullanım yöntemleri hakkında bilgi sahibi olunması, kimyasal maddelerin özelliklerinin ve bu maddelerle çalışma prensiplerinin iyi bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında öğretmen ve öğrencilerin nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğine dair bilinç kazandırılması ve karşılaşılabilecek sorunların bilimsel yöntemlerle ele alınması da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır (Aydoğdu ve Candan, 2012).

Alanyazına bakıldığında, yapılan araştırmaların büyük ölçüde laboratuvar kullanımında karşılaşılan zorluklar, laboratuvar uygulamalarının yetersizliğinin nedenleri, öğretmen ve öğretmen adaylarının laboratuvar kullanımına ilişkin yeterlik düzeyleri, laboratuvarların fiziksel koşulları, laboratuvar güvenliği ve kullanım teknikleri gibi konulara odaklandığı görülmektedir. Bu bağlamda, okullarda yaşanmış fen kazalarına ilişkin yeterli sayıda çalışmaya rastlanılmadığından farkındalık oluşturmak adına bu araştırmaya gerek duyulmuştur (Şener, 2018; Tekbıyık & Tepe, 2017). Bu çalışma, 2017-2025 yılları arasında okullarda yaşanmış yazılı ve görsel basına yansıyan fen laboratuvar kazalarının neler olduğunun incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma sadece 2017 – 2025 yılları arasında Türkiye’deki okullarda yaşanan yazılı ve görsel basına yansıyan laboratuvar kazaları ile sınırlı tutulmuştur. Laboratuvarda, sınıfta okulda ve okul bahçesinde yaşanan kazalar incelenmiştir. Verilerin toplanmasında erişe bilinen gazete haberleri incelenmiş ve Google arama motorundan “okulda patlama”, “okulda zehirlenme”, “deney sırasında patlama”, “deney sırasında zehirlenme”, “okullardaki kazalar”, “laboratuvarda patlama”, “laboratuvar kazası” anahtar kelimeleriyle yazılı ve görsel basına yansıyan kaza haberleri sorgulanmıştır.

Araştırma Problemi

2017 – 2025 yılları arasında okullarda yaşanmış yazılı ve görsel basına yansıyan fen laboratuvar kazaları nelerdir?

Alt Problemler

  • 2017 – 2025 yılları arasında okullarda yaşanmış yazılı ve görsel basına yansıyan fen laboratuvar kazalarının dağılımı nasıldır?
  • Okullarda yaşanan kazalar eğitim kademelerine göre, ilköğretim-lise-üniversite düzeyinde ne sıklıkta gerçekleşmiştir?
  • 2017 – 2025 yılları arasında okullarda yaşanmış yazılı ve görsel basına yansıyan fen laboratuvar kazalarının nedenleri nelerdir?

Araştırma Yöntemi

Bu çalışmada, araştırma deseni olarak literatür taraması benimsenmiş ve nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırmalar, bireylerin algı ve deneyimlerini doğal ortamlarında anlamaya yönelik; gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı, olguların bütüncül ve derinlemesine incelendiği araştırma türleridir (Yıldırım & Şimşek, 2013). Bu doğrultuda yürütülen bu çalışmada, veri toplama aracı olarak doküman analizi yöntemi tercih edilmiştir. Online gazete arşivleri taranmış ve internetten arama motorunda “okulda patlama”, “okulda zehirlenme”, “deney sırasında patlama”, “deney sırasında zehirlenme”, “okullardaki kazalar”, “laboratuvarda patlama”, “laboratuvar kazası” anahtar kelimeleriyle yazılı ve görsel ulusal basına yansıyan kaza haberleri sorgulanmıştır. Kaza haberleri kaynak gösterilen internet sitesinden, olduğu gibi alınmış ve incelenmiştir. Toplamda 32 kaza haberine erişilmiştir. Laboratuvar ortamında, sınıfta, okulda ve okul bahçesinde gerçekleşen bu 32 kaza haberi tek tek incelendiğinde ise; ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyini etkileyen toplamda 37 kaza vakasına ulaşılmıştır.

Bu çalışmada veri analiz sürecinde içerik analizi yöntemi kullanılmış; gerekli görülen durumlarda, elde edilen verilerden doğrudan alıntılar yapılarak betimsel analiz tekniğinden de yararlanılmıştır. İçerik analizi, belirli kurallar çerçevesinde verilerin sistematik olarak incelenmesini, metinlerde geçen ifadelerin daha küçük anlam birimlerine ayrılarak kodlanmasını ve bu kodların temalar altında gruplanması yoluyla verilerin özetlenmesini amaçlayan bir analiz tekniğidir (Büyüköztürk, 2011). Kaza haberleri kronolojik sıraya göre tek tek incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırmacı, veri toplama ve analiz sürecinde aktif bir rol üstlenmiş; verilerin anlamlandırılması sürecinde yorumlayıcı araştırmacı rolü benimsemiştir.

İki araştırmacı, yaşanmış kazalara ilişkin temaları birbirinden bağımsız olarak oluşturmuş ve daha sonra bu temalar üzerinde puanlayıcılar arası güvenirlik analizi gerçekleştirilmiştir. Bu analizde, güvenirlik düzeyi; Güvenirlik = ((Görüş Birliği) / (Görüş Birliği + Görüş Ayrılığı))x100 formülü esas alınarak hesaplanmıştır (Miles & Huberman, 1994). Bu formüle göre güvenirliğin .80 ve üzerinde çıkması çalışmanın güvenilir olduğunu göstermektedir. İki araştırmacının oluşturduğu temalar arasında hesaplanan güvenirlik katsayısı bu çalışma için .92 olarak bulunmuştur. Yıldırım ve Şimşek’in (2013) belirttiği üzere, .70’in üzerindeki güvenirlik katsayıları kabul edilebilir düzeyde olduğundan, elde edilen bu sonucun temalar arasında yüksek düzeyde bir tutarlılığı yansıttığı ifade edilebilir.

Beklenen/Geçici Sonuç

Okullarda yaşanan kazalar ve bu kazaların dağılımları incelendiğinde; yaşanan kazaların; zehirli gaz çıkışı, kimyasal buhar, deney tüpü patlaması, cıva zehirlenmesi, uçucu kimyasallar ve cam malzemenin kırılması, yanık, patlama, yangın, ispirto patlaması, klor gazı zehirlenmesi, asit kaynaklı yakıcı maddeler, basınçlı gaz patlaması, sodyum metali patlaması gibi kazaların yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır.

2017–2025 yılları arasında yazılı ve görsel basına yansıyan 32 fen laboratuvar kazasının incelenmesi sonucunda laboratuvar kazalarının nedenleri olarak; öğretmenden kaynaklı, öğrenciden kaynaklı, laboratuvar ortamından kaynaklı, kullanılan malzemeden kaynaklı, deneyden kaynaklı ve bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklı sıkıntılar olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Okullarda yaşanan 32 kaza haberi analiz edildiğinde ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyini etkileyen toplamda 37 kaza vakasına rastlanmıştır. bulgular incelendiğinde, eğitim kademelerine göre okullarda yaşanan kaza vakalarının %16’ sı üniversite düzeyinde, %16’ sı lise düzeyinde, %19’ u ilkokul ve %49’ u ise ortaokul düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir. İlkokul ve ortaokul düzeyinde gerçekleşen kazalar; yaşanmış tüm kazaların %68’ ini oluşturmaktadır. Kazaların analizine devam edilmektedir.