Clinical Pharmacist in Palliative Care Unit: A Retrospective Study


Geridönmez Ö., Yücel K. T.

FABAD Journal of Pharmaceutical Sciences, vol.50, no.2, pp.385-394, 2025 (Scopus, TRDizin) identifier

Abstract

In palliative care, the goal of medication therapy is to improve the quality of life and lessen the burden of symptoms. However, comorbidities, polypharmacy, or general vulnerability may cause drug-related problems (DRPs) in palliative care patients. Clinical pharmacists are crucial members of a hospital multidisciplinary team who identify DRPs and offer recommendations and interventions. T he objective of this study was to categorize and define the pharmacist interventions and DRPs in the palliative care unit. A retrospective study was conducted in a palliative care unit at a Turkish state hospital. Details like the DRP’s identification, possible causes, planned intervention, acceptance of the intervention, and status were filled in by the clinical pharmacist through regular in-person interactions with patients or caregivers. The PCNE(V9.1) classification was used to classify all DRPs. A total of 130 patients were evaluated, with an average of 1.9 DRPs per patient. The most common problems were “treatment effectiveness” and followed by “treatment safety”. The primary cause of DRPs was “drug selection”, followed by “patient related” and “dose selection”. Clinical pharmacists performed 235(97.1%) interventions, a total of 132(55.0%) interventions were accepted, and 118(48.8%) problems were solved. In palliative units the implementation of a team member who specializes in drug therapy, like a clinical pharmacist, may be advantageous in mitigating potential complications. This is the first time clinical pharmacists have been involved in our center. Therefore, as the adaptation process progresses, it is anticipated that intervention and acceptance rates will rise. Treatment outcomes will be enhanced by multidisciplinary healthcare teams.
Palyatif bakımda ilaç tedavisinin amacı, yaşam kalitesini artırmak ve semptom yükünü azaltmaktır. Ancak, eşlik eden hastalıklar, polifarmasi veya genel kırılganlık, palyatif bakım hastalarında ilaçla ilişkili sorun (İLİS) meydana getirebilir. Klinik eczacılar, hastane multidisipliner ekibinin önemli üyeleri olup İLİS’leri belirleyerek öneriler ve müdahalelerde bulunurlar. Bu çalışmanın amacı, bir devlet hastanesinin palyatif bakım ünitesinde klinik eczacı müdahalelerini ve İLİS’leri sınıflandırmak ve tanımlamaktır. Bu çalışma, Türkiye’deki bir devlet hastanesinde palyatif bakım ünitesinde retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Klinik eczacı, hastalar veya bakım verenlerle düzenli yüz yüze görüşmeler yaparak İLİS’in tespiti, olası nedenleri, planlanan müdahale, müdahalenin kabulü ve durumu gibi bilgileri doldurmuştur. Tüm İLİS’ler PCNE(V9.1) sınıflandırmasına göre kategorize edilmiştir. Çalışmaya toplam 130 hasta dahil edilmiş, hasta başına ortalama 1.9 İLİS kaydedilmiştir. En yaygın problemler “tedavi etkinliği” olup bunu “tedavi güvenliği” takip etmiştir. İLİS’lerin başlıca nedeni “ilaç seçimi” olup, bunu “hastaya bağlı nedenler” ve “doz seçimi” izlemiştir. Klinik eczacılar toplam 235 (%97,1) müdahale gerçekleştirmiş, bunların 132’si (%55,0) kabul edilmiş ve 118’i (%48,8) tamamen çözülmüştür. Palyatif bakım ünitelerinde, ilaç tedavisi konusunda uzmanlaşmış bir ekip üyesinin, örneğin klinik eczacının, görevlendirilmesi olası komplikasyonları azaltmada faydalı olabilir. Merkezimizde ilk kez klinik eczacılar bu sürece dahil edilmiştir. Bu nedenle, adaptasyon süreci ilerledikçe müdahale ve kabul oranlarının artacağı öngörülmektedir. Multidisipliner sağlık ekipleri sayesinde tedavi sonuçları iyileştirilecektir.