This article is based on Rirkrit Tiravanija's work, "Who's Afraid of Red, Yellow, and Green?" It discusses forms of production and interaction based on audience participation in contemporary art, considering relational aesthetic theory. The study re-evaluates relational aesthetics, shaped by a shift in art's orientation toward social relations and spatial experiences rather than material objects since the 1990s. The open-ended aspects of the theory are questioned through an analysis of Tiravanija's kitchen installations. The research is theoretically grounded in a comparative analysis of the artist's transformation of the gallery space into a public space and Bourriaud's theoretical framework. The study argues for the potential of the open boundaries between viewers, artists, and spaces. Furthermore, this study evaluates the aesthetic and political possibilities of relational art through its visual and spatial relations with contemporary images of social protest. Examining the gap between Tiravanija's artistic practice and Bourriaud's theory reveals how this open structure creates ambiguity and indeterminacy in contemporary art. The article aims to reevaluate relational aesthetic understanding in the contemporary context.
Bu makale, Rirkrit Tiravanija’nın “Kim Korkar Kırmızı, Sarı ve Yeşilden?” başlıklı yapıtından hareketle, ilişkisel estetik kuramı bağlamında çağdaş sanatta izleyici katılımına dayalı üretim ve etkileşim biçimlerini ele almaktadır. Çalışmada, 1990’lardan itibaren sanatın maddi nesnesinden çok toplumsal ilişkiler ve mekânsal deneyimlere yönelmesiyle şekillenen ilişkisel estetik, Tiravanija’nın mutfak düzenekleri üzerinden yeniden değerlendirilerek, kuramın açık uçlu yönleri sorgulanmaktadır. Araştırmanın kuramsal temeli; sanatçının galeri mekânını bir kamusal alana dönüştürme biçiminin Bourriaud’nun kuramsal çerçevesiyle karşılaştırmalı biçimde ele alınmasına dayanır. Bu çalışmada, izleyici, sanatçı ve mekân arasındaki bu açık uçlu sınırların var olma potansiyelleri tartışılmaktadır. Bununla birlikte, yapıtın güncel toplumsal protesto imgeleriyle kurduğu görsel ve mekânsal ilişkiler üzerinden, ilişkisel sanatın estetik ve politik olanakları değerlendirilmektedir. Tiravanija’nın sanatsal pratiği ile Bourriaud’nun ilişkisel estetik kuramı arasında oluşan teorik açıklık irdelenerek, bu açık uçlu yapının günümüz sanatında nasıl bir belirsizlik ve tanımsızlık yarattığı ortaya konulmakta; ilişkisel estetik anlayışının güncel bağlamda yeniden değerlendirilmesinin gerekliliği savunulmaktadır.