TARİH MANZUMELERİ ÜZERİNDEN SULTAN ABDÜLMECİT DEVRİNE BAKIŞ
Türkbilig, cilt.2026, sa.51, ss.1-34, 2026 (Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 2026 Sayı: 51
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.59257/turkbilig.1728932
- Dergi Adı: Türkbilig
- Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, Linguistic Bibliography, MLA - Modern Language Association Database, TR DİZİN (ULAKBİM), MLA International Bibliography
- Sayfa Sayıları: ss.1-34
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Hacettepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kültür tarihi çalışmalarındaki sonsuz okunaklılık, yöntemsel olarak farklı disiplinlerden gelen yeni verilerle süreklilik kazanarak bilginin daima yeniden değerlendirilmesine olanak sağlar. O disiplinlerden biri de edebiyattır. Özellikle şiir, sadece modern dönem metinleriyle değil klasik dönem metinleriyle de kültürel çalışmalara malzeme verir. Bu makale, şiir-tarih-bellek bağlamında Sultan Abdülmecit devrini (1839-1861) ele almakta ve tarih manzumeleri üzerinden klasik şiire hangi dönemsel unsurların yansıdığını incelemektedir. Osmanlı kültür tarihi araştırmalarında yazılı birer arşiv belgesi sayılabilecek divanlar ve özellikle içerisindeki tarih manzumeleri, klasik manada taşıdıkları edebî değerle birlikte alanlararası çoğul okumalara da açıktırlar. Abdülmecit Han’ın tahta çıkışıyla vefatı arasındaki süreçte yaşananlardan çağın şiirine akseden cülus, devletler arasında imzalanan antlaşmalar, savaş sonrası alınan topraklar, Tanzimat’la beraber getirilen yeni düzenlemeler, şehzadelerin sünnet merasimleri ile okula başlama törenleri, hanedan kızlarının evlilikleri, sadaret makamına atanmalar, herhangi bir konuda gösterdikleri başarıdan dolayı devlet adamlarına takılan nişanlar, kâğıt imalatı, gemilerin denize indirilme törenleri, mimaride inşa ve yeniden inşa faaliyetleri, dönemin yayın dünyasında basılan şiir (divan, mesnevi), mantık, adap, astronomi, Türkçe alfabe kitapları ile bunlara yazılan kimi takrizler bahsi geçen malzemenin öğeleri olarak makalenin araştırma evrenine dahil edilmiştir. Söz konusu şiirlerin birer tarih manzumesi olması, kronolojik tetkik bakımından araştırma öznesinin yorumlanmasına sağlamlık katmaktadır. Böylece hem şiirin belleğindekilerin tarihî verileri desteklediği hem de bu şiirlerin birer kültürel veri kaynağı olarak kabul edilmesi gerektiği yeniden kendini gösterecektir.
The infinite readability in cultural history studies enables the knowledge to be constantly re-evaluated by gaining continuity with new data coming from different disciplines. One of those disciplines is literature. Poetry, in particular, provides material for cultural studies not only with its modern period texts but also with its classical period texts. This article examines the reign of Sultan Abdülmecit (1839-1861) in the context of poetry-history-memory and examines which period elements are reflected in classical poetry through historical poems. Divans, which can be considered as written archive documents in Ottoman cultural history research, and especially the historical poems in them, are open to plural readings across fields, along with the literary value they carry in the classical sense. Some of the elements mentioned are the enthronement, treaties signed between states, lands acquired after the war, new regulations introduced with the Tanzimat, circumcision ceremonies and school starting ceremonies of princes, marriages of dynasty daughters, appointments to the office of grand vizier, decorations given to statesmen for their success in any field, paper manufacturing, ship launching ceremonies, construction and reconstruction activities in architecture, poetry (divan, mesnevi), logic, etiquette, astronomy, Turkish alphabet books published in the publishing world of the period and some obituaries written for them. The fact that the poems in question are historical poems adds solidity to the interpretation of the research subject in terms of chronological examination. Thus, it is seen once again that the poem's memories support historical data, and it is also shown once again that it should be accepted as a source of cultural data.