37. Ulusal Dilbilim Kurultayı, Kocaeli, Turkey, 16 - 17 May 2024, pp.1, (Summary Text)
Bu çalışma, devlet kanalında yayınlanmış olan bir yerli televizyon dizisi, Benim Güzel Ailem üzerinden televizyonda ‘aile’ şemasının inşasına ve inşa sürecindeki dilsel örüntülere odaklanmaktadır. Bir başka deyişle çalışma, Türkiye toplumundaki aile algısını ortaya koyan şematik yapılanmayı, ailenin televizyon ekranındaki dilsel temsiller aracılığı ile nasıl gösterildiğini ve inşa edildiğini irdeleyerek göstermeyi amaçlamaktadır. Daha da özelinde, çalışma ailenin nasıl adlandırıldığına, hangi özellikler ile nitelendiğine, hangi savlar ve sav şemaları üzerinden tartışıldığına, hangi bakış açılarından değerlendirildiğine ve bu değerlendirmelerin etkilerinin nasıl arttırıldığı ve/veya azaltıldığına dair dilsel örüntüleri ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu çerçevede çalışma, dilsel örüntüler ile yoğrulan temsiller üzerinden ‘aile’ söyleminin ve aile kurumunun toplumsal-göstegesel (İng. socio-semiotic) kodlarının toplumsal bilişi etkileyecek şekilde inşa edildiğinin altını çizerek televizyon ve medya söyleminin iç içe bulunduğu güç ilişkilerine dair bir bilinç ve anlayış sunmayı da çabalamaktadır. Çalışmanın kuramsal ve yöntembilimsel çerçevesini Söylem Tarihsel Yaklaşım (Discourse Historical Approach-DHA) oluşturmaktadır ve çalışma dizideki ‘aile’ kavramına dair ortaya konulan içerik yapısı, söylem stratejileri ve bu içerik ve stratejileri gerçekleştiren dilsel araçları incelemektedir. Yorumcu ve inşacı yaklaşım ile yürütülen çalışmanın verisini bir Kore dizisi uyarlaması olan ve 21 Haziran 2023 ve 6 Aralık 2023 tarihleri arasında yayınlanmış Benim Güzel Ailem dizisinin resmi YouTube hesabından (https://www.youtube.com/@BenimGuzelAilemTRT) alınan 22 bölüm oluşturmaktadır. Nitel ve eleştirel bir bakış açısı izlemiş olan ve özellikle uyarlama çalışmaların toplumsal-kültürel kodların yoğun şekilde işlemlendiği bir ‘inanç sistemi’ dönüşümü olduğu kabulüne dayanan çalışma, ailenin birlikteliğine, bütünlüğüne ve kutsallığına dair şematik bir yapılanma ile inşa edildiğini göstermektedir. Bu çerçevede, Türkiye bağlamında ailenin bir arada olması gereken, sorunlara karşı bir bütün olarak duruş gösteren ve korunması ve yüceltilmesi beklenen mistik bir oluşum olduğuna dair dilsel öğelerin ve söylemlerin ortaya konulduğunu bulgulamıştır. Böylelikle çalışma, temsil ve inşa süreçleri arasındaki diyalektik ilişkiyi göz önünde bulundurarak, var olan ve süregelen daha geleneksel ve muhafazakâr kodlarla örülmüş olan aile söyleminin, aileye dair toplumsal-bilişsel normların ve inanç sisteminin televizyon dizilerindeki dilsel örüntüler ile sürekli yeniden inşa edildiğine dair bir farkındalık ortaya koymaktadır.