COVID-19 Hastalarında Olası İkincil Bakteriyel Pnömoni İçin Antibiyotik Kullanmanın Yoğun Bakıma Nakil Gerekliliğine Etkisi: Bir Retrospektif Kohort Çalışmaif Kohort Çalışma


Sertçelik A., Özden Sertçelik Ü., Kayaaslan B., Kılıç H., Güner R.

Hitit medical journal (Online), vol.5, no.3, pp.162-169, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

Amaç: COVID-19 nedeniyle serviste izlenen ikincil bakteriyel pnömoni olasılığı olan erişkin hastalarda antibiyotik kullanma sıklığı ve bunun yoğun bakıma nakil durumu ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Üçüncü basamak bir hastanede 10.03.2020-31.12.2020 tarihleri arasında COVID-19 hastalığı nedeniyle serviste takip edilen 18 yaş ü zeri hastalardan olası ikincil bakteriyel pnömonisi olan hastalar retrospektif olarak incelendi. Pnömoni dışı bakteriyel infeksiyonu olanlar dışlandı. Bu hasta kohortu yoğun bakıma gidiş açısından yatış sü releri boyunca izlendi. Olası bakteriyel pnömoni tanısı için hastanın görüntülemede bakteriyel pnömoni ile uyumlu bulgu olması yanı sıra öksü rü k, balgam, 37°C üzeri vücut sıcaklığı, 10000/μl üzeri lökosit ve/veya, 0,16μg/l üzeri prokalsitonin düzeyinden en az birisinin varlığı arandı. Bulgular: Dahil etme kriterlerine uyan 724 hastadan pnömoni dışında bir bakteriyel infeksiyon odağı olan 9 hasta dışlanmış ve analizler 715 hasta ü zerinden tamamlanmıştır. Hastalar ortanca 7 (ÇADA=6) gün izlenmiş ve hastaların 462’si (%64,6) antibiyotik alırken, 253’ü (%35,4) almamıştır. Antibiyotik alan hastaların 33’ü (%7,1), almayan hastaların ise 26’sı (%10,3) izlem süresinde yoğun bakıma nakledilmiş olup, antibiyotik alanlarda almayanlara göre yoğun bakıma gitme rölatif riski 0,70 (%95 GA = 0,43 – 1,14)’tir. Lojistik regresyon analizinde yaş, cinsiyet, komorbidite bulunma durumu, ciddi COVID-19 varlığı, favipiravir, azitromisin ve hidroksiklorokin kullanma durumları eş zamanlı kontrol edildiğinde, antibiyotik kullanan hastalarda, kullanmayanlara göre yoğun bakıma nakil dü zeltilmiş risk odds oranı koruyucu olsa da istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (0,56; %95GA=0,30-1,30). En çok tercih edilen antibiyotikler sefalosporinler (%42,5), makrolidler (%19,2) ve piperasilin-tazobaktam (%8,5)’dır. Sonuç: Antibiyotik kullanmanın yoğun bakıma gidişi önleme konusunda istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Olası tip 2 hata, antimikrobiyal direnç nedeniyle ampirik tedavinin yetersizliği yanı sıra tanı kriterlerinin geçerliliği, uygun antibiyotik seçimi benzeri konuların netleştirilmesi için prospektif kohortlara ihtiyaç vardır.