Uluslararası Su Hukuku Bağlamında Aral Gölü'nün Kuruması: İlkeler, Bölgesel Antlaşmalar ve Uygulamadaki Sorunlar
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi, cilt.30, sa.1, ss.261-296, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 30 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.60002/ebyuhfd.1893302
- Dergi Adı: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.261-296
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Hacettepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral Gölü’nün kurumasını uluslararası su hukuku çerçevesinde inceleyerek, sınır aşan suların kullanımına ilişkin temel ilkeler ile bölgesel iş birliği mekanizmalarının etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle Aral Gölü’nün fiziki özellikleri ve kuruma sürecinin başlıca nedenleri ortaya konulmuş; özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde artan sulama politikaları, suyun plansız kullanımı ve iklimsel faktörlerin göl üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Akabinde, sınır aşan suların kullanımına dair geliştirilen yaklaşımlar aktarılmış ve hakça ve makul kullanım ile önemli zarara yol açmama gibi sınır aşan suların kullanımına dair var olan uluslararası teamül hukuku ilkeleri, 1997 Uluslararası Suyollarının Ulaşım Dışı Kullanımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (1997 Sözleşmesi) ışığında analiz edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise havza devletleri arasında akdedilen Almatı ve Kızılorda Anlaşmaları ile havza devletlerinin Aral Gölü’nü kurtarmaya yönelik çalışmalar yapmak adına kurdukları Uluslararası Aral Gölü’nü Kurtarma Fonu’nun faaliyetleri incelenmiş; bu mekanizmaların hukuki ve kurumsal açıdan taşıdığı eksiklikler değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bağlayıcı yükümlülüklerin yetersizliği ve yaptırım mekanizmalarının bulunmaması, bölgesel iş birliğinin etkinliğini sınırlayan temel sorunlar olarak tespit edilmiştir. Son olarak çalışma, havza devletlerinin ortak bildirilerinden hareketle; veri paylaşımındaki yetersizlikleri, devletlerin mali kaynaklara ilişkin karşılaştıkları güçlükleri ve bölgedeki diğer aktörlerin sürece yeterince dahil olmamasını, uygulamadaki diğer sorun alanları olarak tespit etmektedir.
This study examines the desiccation of the Aral Sea -once the fourth largest lake in the world- within the framework of international water law, aiming to evaluate the fundamental principles governing the use of transboundary waters as well as the effectiveness of regional cooperation mechanisms. The study first outlines the physical characteristics of the Aral Sea and the main causes of its desiccation; in particular, it analyzes the impact of increased irrigation policies during the period of the Union of Soviet Socialist Republics (USSR), the unplanned use of water resources, and climatic factors. Subsequently, the approaches developed with regard to the utilization of transboundary waters are presented, and the customary international law principles of equitable and reasonable utilization and the obligation not to cause significant harm are analyzed in light of the 1997 United Nations Convention on the Law of the Non-Navigational Uses of International Watercourses (1997 Convention). In the final part of the study, the Almaty and Kyzylorda Agreements concluded among the basin states, as well as the activities of the International Fund for Saving the Aral Sea established to address the crisis, are examined; the legal and institutional shortcomings of these mechanisms are also evaluated. In this context, the insufficiency of binding obligations and the absence of effective enforcement mechanisms are identified as the primary factors limiting the effectiveness of regional cooperation. Finally, based on the joint statements of the basin states, the study identifies the following as other problem areas in implementation: inadequacies in data sharing, the difficulties states face regarding financial resources, and the insufficient involvement of other actors in the region in the process.