International Education Congress 2025 , Antalya, Turkey, 26 - 29 November 2025, pp.1435-1440, (Full Text)
Problem Durumu
Çevre duyarlılığı, bireyin çevre sorunlarının farkında olması, bu sorunlarla ilgilenmesi, kendini bu sorunlara karşı sorumlu hissetmesi ve çözüm için harekete geçmeye istekli olması durumudur (Miser, 2010). Bu duyarlılık, bireylerin sadece çevreyi koruma bilinciyle hareket etmelerini değil, aynı zamanda doğanın sürdürülebilirliğini sağlamak için aktif bir rol üstlenmelerini de içerir. Çevre duyarlılığı, bireylerin doğal kaynakları verimli kullanması, çevresel zararları en aza indirmesi ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma çabasıyla şekillenir.
İnsanlık tarihi boyunca çevre sorunları çeşitli şekillerde kendini göstermiştir. Ancak, 17. yüzyıldan itibaren hızlanan sanayileşme süreci ve teknolojik gelişmeler, insanlığın doğaya daha fazla hükmetmeye çalışmasına yol açmıştır. Bu süreçte insan, doğaya karşı daha pragmatist bir yaklaşım benimsemiş ve doğanın sadece insan ihtiyaçlarını karşılaması gereken bir kaynak olduğu düşüncesine kapılmıştır. Bu bakış açısı, ekolojik dengelerin bozulmasına ve çevre sorunlarının daha da büyümesine neden olmuştur. Doğal yaşam alanlarının tahribatı, su, hava ve toprak kirliliği gibi sorunlar, günümüzde küresel bir kriz haline gelmiştir. Bu ekolojik bozulmayı durdurmak, düzeltmek veya geciktirmek ise bireylerin bilinçlendirilmesi ve çevre eğitimiyle mümkündür (Woods, 2005).
Çevre eğitimi, bireylerin çevre sorunları hakkında bilgi sahibi olmasını, çevresel değerler geliştirmesini ve çevre dostu davranışlar sergilemesini sağlayan bir süreçtir. Eğitim yoluyla bireylerde çevreye duyarlı bir yaşam tarzı geliştirmek, uzun vadeli çözüm önerileri sunabilir. Bu bağlamda, çevre eğitiminin erken yaşlardan itibaren bireylere kazandırılması kritik bir önem taşır. Özellikle beden eğitimi ve spor dersleri, çevre duyarlılığının kazandırılmasında önemli bir fırsat sunmaktadır. Fiziksel aktivitelerin ve açık alan etkinliklerinin doğa ile etkileşim halinde yapılması, bireylerin çevreye olan bağlılıklarını artırabilir. Aynı zamanda fiziksel aktivite, oyun ve spor etkinlikleri sırasında çevre bilincine yönelik mesajların verilmesi, öğrencilerin doğaya karşı saygılı bir tutum kazanmasını sağlayabilir.
Beden eğitimi ve spor dersinin temel amaçlarından biri de öğrencilerde fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimi desteklerken aynı zamanda çevreye ve doğaya duyarlılık özelliklerini geliştirmektir. Deneyimsel öğrenme döngüsüne göre yapılandırılmış bu dersler, öğrencilerin çevresel sorunlara karşı farkındalık kazanmaları ve çözüm odaklı düşünme becerileri geliştirmeleri için ideal bir öğrenme ortamı sunabilir. Çevre duyarlılığının fiziksel aktivite ve spor yoluyla kazandırılması, öğrencilerin hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk duygularını güçlendirebilir. Araştırmalar, çevre bilincinin en verimli şekilde kazandırılabileceği eğitim düzeyinin ortaokul olduğunu göstermektedir (Bağ,2023). Ortaokul dönemi, öğrencilerin çevreye yönelik farkındalıklarının artması ve doğa ile daha güçlü bağlar kurmaları için kritik bir dönemdir. Piaget’in bilişsel kuramına göre somut işlemler dönemini tamamlayıp soyut işlemler dönemine geçmiş olan 7. sınıf öğrencilerinde analiz etme, karşılaştırma, soyut ilişkileri bulma, özgün bir şey üretme ve eleştirel düşünme gibi becerileri geliştirici etkinliklere yer verilmelidir (Senemoğlu, 2020) ve deneyimsel öğrenme döngüsünün somuttan soyuta olan akışı ve içeriğindeki yansıtmaları bu gereklilikleri yerine getirmektedir. Bu dönemde kazandırılan çevre bilinci, öğrencilerin ileriki yaşamlarında çevre dostu bireyler olarak hareket etmelerine temel oluşturabilir. Aynı zamanda, çevre bilincine yönelik etkinliklerin ve müfredat içeriklerinin bu yaş grubuna uygun olarak tasarlanması, kalıcı davranış değişiklikleri sağlanmasında etkili olabilir.
Sonuç olarak, çevre duyarlılığının geliştirilmesi, toplumun tüm bireylerine bu bilincin aşılanmasıyla mümkündür. Özellikle eğitim kurumlarının bu süreçte oynadığı rol, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik bir öneme sahiptir. Beden eğitimi ve spor dersleri, çevre duyarlılığı eğitiminin etkili bir şekilde verilebileceği ve bireylerin hem fiziksel hem de çevresel farkındalıklarını geliştirebileceği önemli bir araçtır. Bu bağlamda, araştırma, çevre duyarlılığının eğitim yoluyla kazandırılması konusuna ışık tutarak, çevre eğitimine yönelik yeni yöntemler geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Araştırmanın Amacı
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor dersinde uygulanan deneyimsel öğrenmeye dayalı doğa etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin çevre duyarlılığı üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma kapsamında, deney ve kontrol gruplarının çevre duyarlılığına ilişkin ön test, son test ve kalıcılık testleri arasında anlamlı fark olup olmadığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, bu etkinliklerin cinsiyet değişkenine göre çevre duyarlılığı üzerindeki etkisi de analiz edilmektedir.
Araştırma Yöntemi
Bu çalışma beden eğitimi ve spor dersinde deneyimsel öğrenmeye dayalı işlenen doğa etkinliklerinin çevre duyarlılığına etkisini belirlemeyi amaçlayan yarı deneysel bir çalışmadır (Bulduk, 2008). Araştırma, deney ve kontrol grupları üzerinde ön-test, son-test ve kalıcılık testinin uygulandığı, 2x3'lük karışık desen tasarımıdır (Büyüköztürk, 2018).
Araştırmada kullanılan yarı deneysel desende, deney grubu üzerinde etkisi incelenen bağımsız değişken deneyimsel öğrenmeye dayalı öğretim yaklaşımıdır. Kontrol grubunda ise mevcut müfredatta var olan öğretim yöntemlerine dayalı doğa etkinlikleri dersi uygulanmıştır. Her iki grupta da “çevre duyarlılığı” ve “kalıcılık” olmak üzere aynı bağımlı değişkenler gözlenmiş; ön test, son test ve kalıcılık testi puanları kullanılarak gruplar arasında ve grup içinde karşılaştırmalar yapılmıştır.
Araştırma Grubu
Bu çalışmada tesadüfi örneklemelerden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır (Christensen vd., 2014). Örneklem sayısının bu araştırmada kullanılacak minimum katılımcı sayısına power analiz yapılarak karar verilmiştir (Görgülü ve Ergin, 2023), . A priori power analizi sonucunda gerekli olan minimum örneklem büyüklüğü 54 bulunmuştur.
Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Ankara ili Çankaya ilçesinde MEB’e bağlı özel bir okulda yedinci sınıfta okuyan toplam 288 öğrenci arasından katılan 144 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin derse gelmemesi, onam formunu doldurmaması, ölçek cevaplandırırken isim kullanmaması ve hatalı ölçek doldurması gibi sebepler ile deneysel sürece katılan 144 öğrenciden 69 öğrencinin verisi çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırmaya deney grubundan 34 (16 kız, 18 erkek), kontrol grubundan ise 35 (19 kız, 16 erkek) olmak üzere toplam 69 öğrenci katılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğrencilerin, çevre duyarlılığına olan denkliğini test etmek için ön test puanları bağımsız gruplarda t testi ile karşılaştırılmış ve anlamlı düzeyde bir farklılık bulunamamıştır.
Veri Toplama Aracı
Çalışmada öğrencilerin çevre duyarlılık düzeylerinin belirlenmesi için Aydoğan tarafından 1-8. sınıfların öğretim programlarındaki çevre duyarlılığına ilişkin tüm kazanımların incelenerek geliştirildiği “Çevre Duyarlılığı Ölçeği” kullanılmıştır (Aydoğan, 2013). Çevre duyarlılığı ölçeği toplam 14 maddeden ve Likert Tipi 5'li derecelendirme formatından oluşmaktadır.
Verilerin Analizi
Ön test puanları arasında fark olup olmadığını belirlemek için bağımsız gruplarda t-testi yapılmıştır. Tüm değişkenlerin normal dağılıma uyumu Kolmogorov-Smirnov Testi ile incelenmiştir. Araştırmada önce betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma, çarpıklık, basıklık) hesaplanmıştır. Araştırmada tüm değişkenlere ait Çarpıklık (Skewness) değerlerinin-0,749 ile-0,023 arasında olduğu ve basıklık (Kurtosis) değerlerinin ise-0,909 ile 0,860 arasında değiştiği görülmüştür. Bu nedenle araştırmada yapılan analizlerde parametrik istatistiksel yöntemler tercih edilmiş ve tüm değişkenler için normal dağılımdan sapmanın önemsiz olduğu tespit edilmiştir (p>0,05).
Verilerin küresellik varsayımına uyumu Mauchly’s Testi ile kontrol edilmiştir (Richardson, 2011). Tüm istatistiksel işlemler SPSS paket programında (versiyon 22.0) yapılmıştır.
Beklenen/Geçici Sonuç
Tartışma
Bu araştırmanın bulguları, Louv’un (2008) ve Chawla’nın (1999) çalışmalarında da vurgulandığı gibi, doğa ile etkileşimin çevre duyarlılığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermektedir. Beden eğitimi ve spor dersinde deneyimsel öğrenmeye dayalı yapılandırılmış doğa etkinliklerinin, öğrencilerin çevre duyarlılığını anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır. Deneyimsel öğrenme döngüsüne dayalı bu süreç, Bloom Taksonomisi’nin bilişsel düzeylerini destekleyerek öğrencilerin çevreye yönelik eleştirel düşünme becerilerini geliştirmekte ve kalıcı öğrenmeye katkı sağlamaktadır (Bloom, 1956; Kolb, 1984). Araştırma sonuçları, doğa temelli, deneyime dayalı ve bilişsel olarak yapılandırılmış yaklaşımların geleneksel sınıf temelli öğretim yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğunu ortaya koymakta; çevresel farkındalık ile sorumlu davranışların gelişiminde güçlü bir temel sunduğunu göstermektedir. Deney grubunda gözlenen bu olumlu değişim, çevre eğitiminde deneyimsel öğrenmenin önemini desteklemekte ve doğa ile etkileşimi merkeze alan eğitim modellerinin yaygınlaştırılmasına yönelik güçlü bir gerekçe sunmaktadır.
Sonuç
Deneyimsel öğrenmeye dayalı doğa etkinliklerinin uygulandığı deney grubunda, çevre duyarlılığı puanlarında anlamlı artış, çevre duyarsızlığı puanlarında ise anlamlı azalma olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, ön test ile son test arasında anlamlı fark bulunurken, son test ile kalıcılık testi arasında anlamlı bir farkın olmaması, elde edilen etkinin 3 hafta sürdüğünü göstermektedir. Cinsiyete göre ise öğrencilerin çevre duyarlılığı ve duyarsızlığı düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir; yani eğitimin etkisi cinsiyetten bağımsız olarak benzer şekilde ortaya çıkmıştır.