With the Treaty of Karlowitz in 1699, the Ottoman Empire firstly began to pursue a policy of recovering lost lands, and then of defending its borders after the Treaty of Passarowitz in 1718. Vidin, referred to in documents as “darü'l-jihad ve'l-mujahidin” (the dwelling place of holy war and holy warriors), exhibit these steps as it became a border town in the 18th century. The vizier Kara Mehmet Pasha served in various administrative posts before his last appointment as the guard of the castle of Vidin. This study aims to shed light on his life and the process of confiscating his wealth after his death and measure the impact a bureaucrat made on the spatial organization and the lifestyle in the private and public spheres of his administrative district. Utilizing archival documents from the Ottoman Presidency Archives (Bâb-ı Defteri Başmuhasebe Muhallefat Halifeliği), registers and documents from the Topkapı Palace Museum Archives and the Vidin Şerʽiyye registers we have tried to draw some conclusions about the social, economic and cultural history of the Ottoman Empire using the acts and deeds of a high-ranking administrator.
Osmanlı Devleti 1699 Karlofça Antlaşması ile önce kaybettiği toprakları geri alma, 1718 Pasarofça Antlaşması sonrasında ise sınırlarını savunmaya yönelik politikalar izlemeye başlamıştır. Belgelerde, “dârü’l-cihâd ve’l-mücâhidin” olarak anılan ve XVIII. yüzyılda bir serhat şehrine dönüşen Vidin’de bu adımların örneklerini izlemek mümkündür. Vezir Kara Mehmet Paşa devletin çok çeşitli bölgelerinde görev yapmış, son olarak Vidin Kalesi’ne muhafız olarak tayin edilmiştir. Vezir Kara Mehmet Paşa’nın hayatı, vefatı ile mal varlığının müsadere süreci, ilişkiler ağı ve muhallefatının değerlendirilmesi, bu çalışmanın temel amacını teşkil etmektedir. Bir bürokratın görev yaptığı bölgelerde mekâna etkisi ile özel ve kamusal alandaki yaşam tarzı, tarihsel bağlamda incelenmiştir. Bu kapsamda üst düzey bir yönetici özelinde XVIII. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin sosyal, ekonomik ve kültürel tarihine dair çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmada, araştırma ve inceleme eserlerinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi Bâb-ı Defterî Başmuhasebe Muhallefat Halifeliği fonundaki ve Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’ndeki defter ve evraklar ile Vidin Şerʽiyye sicillerinden yararlanılmıştır.