AIM: This study aims to evaluate the relationship between pain disability, sleep quality, and various demographic and clinical characteristics in patients with chronic low back pain. The contribution to science is to highlight the importance of the biopsychosocial model in the management of chronic low back pain patients. MATERIAL and METHODS: A total of 151 patients who presented at the Duzce University Neurosurgery outpatient clinic with complaints of low back pain lasting at least 6 weeks were included in the study. Pain was assessed using the Visual Analog Scale for resting, sleep, and walking pain. Disability was evaluated with a validated pain disability questionnaire, and sleep quality was assessed using the Pittsburgh Sleep Quality Index. RESULTS: The mean age of the participants was 46.68 years, with a gender distribution of 55% female and 45% male. Males reported significantly higher resting pain (p=0.044) and occupational function impairment (p=0.002), and poorer sleep quality (p=0.041) compared to females. Patients with chronic diseases reported higher resting pain (p=0.027) and poorer sleep quality (p=0.002) than those without chronic diseases. Individuals using medication reported higher resting pain (p=0.001) and poorer sleep quality (p<0.001) compared to non-users. Smokers reported higher resting pain (p=0.042) and poorer sleep quality (p=0.029) compared to non-smokers. Positive and significant correlations were found between pain and disability. CONCLUSION: This study highlights the complex interplay between pain, sleep quality, and various demographic and clinical factors in patients with chronic low back pain. These findings underscore the importance of biopsychosocial approaches in the management of chronic low back pain and the necessity of personalized treatment strategies.
AMAÇ: Bu çalışma, kronik bel ağrısı olan hastalarda ağrıya bağlı yetersizlik, uyku kalitesi ve çeşitli demografik ve klinik özellikler arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın bilime katkısı, kronik bel ağrısı olan hastaların yönetiminde biopsikososyal modelin önemine dikkat çekmektir. GEREÇ ve YÖNTEMLER: Çalışmaya, en az 6 haftadır geçmeyen bel ağrısı şikayetiyle Düzce Üniversitesi Beyin Cerrahisi polikliniğine başvuran 151 hasta dahil edilmiştir. Ağrı, görsel analog skalar kullanılarak istirahat, uyku ve yürüme ağrıları şeklinde değerlendirilmiştir. Fonksiyonel kısıtlılık, geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmış bir ağrı fonksiyonel kısıtlılık anketi ile, uyku kalitesi ise Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 46.68 yıl olup, %55’i kadın ve %45’i erkektir. Erkekler, kadınlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek istirahat ağrısı (p=0.044), mesleki fonksiyon kaybı (p=0.002) ve daha kötü uyku kalitesi (p=0.041) bildirmiştir. Kronik hastalığı olan hastalar, kronik hastalığı olmayanlara kıyasla daha yüksek istirahat ağrısı (p=0.027) ve daha kötü uyku kalitesi (p=0.002) bildirmiştir. İlaç kullanan bireyler, kronik hastalıklara bağlı ilaç (örneğin, hipertansiyon, diyabet) veya düzenli ağrı kesici ilaç kullanan hastalardır. İlaç kullanan bireyler, kullanmayanlara göre daha yüksek istirahat ağrısı (p=0.001) ve daha kötü uyku kalitesi (p<0.001) bildirmiştir. Sigara içenler, içmeyenlere göre daha yüksek istirahat ağrısı (p=0.042) ve daha kötü uyku kalitesi (p=0.029) bildirmiştir. Ağrı ve ağrıya bağlı yetersizlik arasında pozitif ve anlamlı korelasyonlar bulunmuştur. SONUÇ: Bu çalışma, kronik bel ağrısı olan hastalarda ağrı, uyku kalitesi ve çeşitli demografik ve klinik faktörler arasındaki karmaşık etkileşimi vurgulamaktadır. Bu bulgular, kronik bel ağrısının yönetiminde biopsikososyal yaklaşımların önemini ve bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerinin gerekliliğini göstermektedir.