Coffin-Lowry Sendromunun Fenotipik ve Genotipik Spektrumunun Genişletilmesi: Beş Olguda Klinik, Genetik ve Dismorfik Bulgular
Akdeniz Tıp Dergisi, cilt.12, sa.1, ss.1-9, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 12 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.53394/akd.1911005
- Dergi Adı: Akdeniz Tıp Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1-9
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Hacettepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
ÖZ Amaç Coffin–Lowry sendromu (CLS), RPS6KA3 genindeki patojenik değişikliklerin neden olduğu; değişken derecelerde entelektüel yetersizlik, ayırt edici kraniyofasiyal özellikler ve kas-iskelet sistemi anomalileri ile karakterize, nadir görülen X’e bağlı dominant bir nörogelişimsel bozukluktur. Bu çalışmada, dört aileden beş etkilenmiş bireyin (4 kadın, 1 erkek) klinik ve moleküler bulguları, kadın fenotipe odaklanılarak sunulmaktadır. Gereç ve Yöntemler Akraba olmayan dört aileden beş etkilenmiş birey klinik olarak değerlendirildi. Genetik incelemeler; klinik ekzom dizileme, kromozomal mikrodizin analizi ile doğrulama ve segregasyon amacıyla Sanger dizilemesini içerecek şekilde gerçekleştirildi. İskelet bulgularını değerlendirmek üzere radyografik incelemeler yapıldı. Bulgular Tüm olgularda değişen şiddette global gelişme geriliği, kraniyofasiyal dismorfik bulgular ve kas-iskelet sistemi anomalileri saptandı. Moleküler testlerde RPS6KA3 geninde daha önce bildirilmemiş bir missense varyant, iki yineleyen (rekürren) varyant ve RPS6KA3 genini de içeren bir kopya sayısı değişikliği belirlendi. Bir bireyde kalıtımın maternal kökenli olduğu gösterilirken, diğer varyantların de novo geliştiği görüldü. Radyografik değerlendirmede spondiler, metafizer veya epifizer displazi saptanmadı. Ayrıca olguların bir kısmında renal, oftalmolojik ve kardiyak anomaliler kaydedilerek CLS ile ilişkili multisistem tutulum daha da desteklendi. Sonuç Bu olgu serisi, özellikle kadınlarda olmak üzere CLS’nin fenotipik ve genotipik spektrumunu genişletmekte ve doğru tanı için klinik ve moleküler değerlendirmenin bütünleşik kullanımının önemini vurgulamaktadır. Daha önce bildirilen ve yeni RPS6KA3 değişikliklerinin saptanması, genotip–fenotip korelasyonlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sağlamakta ve CLS’de klinik değişkenliğin daha sistematik biçimde araştırılması gereksiniminin altını çizmektedir.
Objective Coffin–Lowry syndrome (CLS) is a rare X-linked domi- nant neurodevelopmental disorder characterized by variable degrees of intellectual disability, distinctive craniofacial features, and musculoskeletal anomalies, caused by patho- genic alterations in RPS6KA3. We report the clinical and molecular findings of five affected individuals from four families (4 females, 1 male), with a particular focus on the female phenotype. Materials and Methods Five affected individuals from four unrelated families un- derwent clinical evaluation. Genetic investigations included clinical exome sequencing, chromosomal microarray ana- lysis, and Sanger sequencing for variant confirmation and segregation. Radiographic assessment was performed to evaluate skeletal abnormalities. Results All patients exhibited global developmental delay, cranio- facial dysmorphism, and musculoskeletal abnormalities of varying severity. Molecular testing identified one previous- ly unreported missense variant in RPS6KA3, two recurrent variants, and one copy number variant involving RPS6KA3. Inheritance was maternal in one individual, whereas the re- maining variants occurred de novo. No spondylar, metaphy- seal, or epiphyseal dysplasia was observed on radiographic assessment. Additional renal, ophthalmologic, and cardiac anomalies were documented in a subset of cases, further illustrating the multisystem involvement associated with CLS. Conclusion This case series expands the phenotypic and genotypic spect- rum of CLS, particularly in females, and highlights the value of integrated clinical and molecular evaluation for accurate diagnosis. The identification of both previously reported and novel RPS6KA3 alterations contributes to ongoing efforts to refine genotype–phenotype correlations and underscores the need for further systematic investigation of the clinical variability in CLS.