This study explores the transformation of actors in office spaces by integrating Foucault’s concept of governmen- tality with the values of post-capitalism. Its originality lies in combining governmentality, post-capitalism, and spatial theory within a unified framework. The research offers a critical analysis of contemporary office design, emphasizing how post- capitalist work practices highlight shared and social spaces. These practices also integrate leisure into the workplace, thereby blurring boundaries between work and social life. As a result, space becomes redefined as a managerial tool for promoting productivity and collaboration. This transformation is examined through the Googleplex, using Clive Wilkinson’s “12 Building Blocks” model. Elements such as collaboration zones, adaptable workspaces, and rest areas are shown to enhance produc- tivity and foster a sense of community. The study concludes that the contemporary office is reshaped as a spatial strategy aimed at increasing efficiency, encouraging teamwork, and supporting employee well-being in alignment with post-capitalist ideals.
Bu araştırma, ofislerdeki aktörlerin (kavramların) dönüşümünü, Foucault'nun yönetimsellik kavramıyla, post-kapitalizmin değerlerini birleştirerek tartışmayı hedeflemektedir. Bu çalışmanın özgünlüğü, post-kapitalizm, yönetimsellik ve mekân ara- sındaki ilişkiyi kuramsal bir çerçevede birleştirebilme yeteneğinde yatmaktadır. Araştırma çağdaş ofis tasarımı perspektifin- den ayrıntılı bir analiz sunmaktadır. Bulgular, post-kapitalist çalışma pratiklerinin ofis alanlarında paylaşılan ve sosyal alanla- rın önemini vurguladığını, aynı zamanda çalışanların boş zamanlarını ofis ortamına entegre ederek, iş ve sosyal yaşam ara- sındaki sınırları bulanıklaştırdığını göstermektedir. Bu gözlemden hareketle, mekânın, üretkenlik ve iş birliğine yönelik bir yö- netim aracı olarak yeniden tanımlandığı sonucuna varılmaktadır. Bu dönüşüm, Wilkinson’ın ofis tasarımındaki 12 Yapı Taşı Modeli ile ilişkilendirilerek Googleplex örneği üzerinden incelenmiştir. Modelde yer alan unsurlar arasında, iş birliği alanları, uyarlanabilir çalışma alanları ve dinlenme alanları gibi faktörler, ofis alanlarında üretkenliği ve topluluk hissiyatını kolaylaş- tırmaktadır. Bu gözlemler doğrultusunda, ofis mekânının, çalışanların üretkenliğini artırmaya, iş birliğini teşvik etmeye ve çalışanların refahını desteklemeye yönelik bir yönetim aracı olarak yeniden şekillendiği sonucuna ulaşılmaktadır.