Türkiye'de Doğurganlığın Heterojenliği: Doğum Kuşakları Üzerinden Doğurganlık Yörüngesi Kümeleri
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Nüfus Etütleri Enstitüsü, Nüfus Bilimi A.B.D., Türkiye
Tez Danışmanı: Doç. Dr. Alanur Çavlin Bircan
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: İngilizce
Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)
Özet:
Türkiye'de doğurganlığın azalması ile hızlı kentleşme ve
kadınların eğitim düzeylerindeki artış eş zamanlı dönüşümlerdir.
Türkiye'deki doğurganlık davranışlarının yorumlanmasında bu dönüşümlerin
bir arada gerçekleşmesi ve karşılıklı etkileşimleri odak noktası
olmuştur. Bu tez, 1944 ile 1978 kuşakları arasındaki kadınların
doğurganlık yörüngelerini inceleyerek Türkiye'nin heterojen doğurganlık
yapısını ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada altı Türkiye Nüfus ve Sağlık
Araştırması veri seti (1993, 1998, 2003, 2008, 2013, 2018) kullanılarak
doğurganlık yörüngelerini hesaplamak ve bu yörüngelerden kümeler
oluşturmak için dizi analizi yapılmıştır. Aynı doğurganlık yörüngesi
kümesindeki kadınların arka plan benzerlikleri için uzaklık analizi
yapılmış, multinomial lojistik regresyon sonuçlarıyla küme üyelikleri
olasılıkları tahmin edilmiştir. Sonuçlar, 5 ve daha fazla çocukla
geçirilen toplam sürenin önemli ölçüde azaldığını, üreme çağında
çocuksuz geçirilen sürenin uzadığını ve özellikle ikinci ve üçüncü
doğumlar arasındaki aralığın arttığını göstermektedir. Zamanla,
doğurganlık yörüngesi kümelerinin türleri (doğurganlık zamanlamaları ve
sayılarına göre "bir çocuk normu", "iki çocuk normu", "üç çocuk normu",
"dört çocuk normu" ve "beş veya daha fazla çocuk normu") benzer
kalmıştır. Her bir kuşak için aynı heterojen doğurganlık yörüngelerinin
ortaya çıkması, Türkiye'de doğurganlığın heterojen yapısını ortaya
koymuştur. Daha genç kuşaklarda tek çocuk normu kümesindeki heterojen
yapı, bu kümeden çocuksuzluğa geçiş olmadığını göstermektedir. İki çocuk
normu genel doğurganlık davranışına hakimdir. Üç çocuk normu kümesi
için, son dönemde iki çocukla daha uzun zaman geçiren bir alt grubun
olması, bu doğurganlık davranışının iki çocuk normuna evirilebileceğini
göstermektedir. Bir çocuk normu ve iki çocuk normu kümesindeki
kadınların, kendi kuşaklarına kıyasla birbirlerine oldukça benzer olduğu
bulunmuştur. Doğumlar arasında daha fazla süre bırakmak ve hatta ilk
çocuktan sonra ara vermek, şehirlerde büyüyen eğitimli kadınlar arasında
tercih edilen bir seçenek haline gelmiştir. Kırsal kesimde büyümüş ve
eğitimsiz kadınlar için düşük doğurganlık davranışlarına geçiş devam
etmektedir.