Oryantalizm ve İmge Bilim Bağlamında Türk-Alman İlişkileri: General Kreß von Kressenstein'ın Gözüyle I. Dünya Savaşı ve Türk Kültürü


Arş. Gör. ANIL ACAR

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Alman Dili Ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Mutlu Er

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Almanca

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, Edward Said'in Oryantalizm kuramı ışığında, Alman General Friedrich Kress von Kressenstein'ın Osmanlı İmparatorluğu'ndaki deneyimlerini anlattığı hatıratı incelenmiştir. Araştırmada, söz konusu hatıratta yer alan oryantalist söylemleri belirlemek ve bu söylemlerin Doğu-Batı ilişkileri üzerindeki etkilerini değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda, Said'in Oryantalizm kuramı ve Philipp Mayring'in Nitel İçerik Analizi yöntemi kullanılarak hatırat derinlemesine analiz edilmiştir. Ayrıca, Edward Said'in Oryantalizm kuramı, Batı'nın Doğu'yu nasıl algıladığı ve bu algının tarihsel, kültürel ve siyasi kökenleri üzerinde durulmuştur.

Edward Said'e göre Oryantalizm, Batı'nın öz çıkarlarını gerçekleştirmek amacıyla bilinçli ve sömürgecilik anlayışının bir ürünü olarak kurguladığı bir söylemdir. Araştırmada, bu teorik çerçeveye dayanarak, Kress von Kressenstein'ın hatıratında yer alan ifadeler, Doğuluları küçümseyen ve Batılıları yücelten temalar bağlamında incelenmiştir. Bulgular, Edward Said’in görüşlerini destekler biçimde, hatıratta sıklıkla Doğuluların geri kalmış, yetersiz ve ilkel olarak betimlendiğini; buna karşılık Batılıların üstün, güçlü ve ilerlemiş olarak tasvir edildiğini ortaya koymaktadır. Hatıratta, özellikle Osmanlı toplumunun geri kalmışlığına vurgu yapılmakta ve Batılı toplumların üstünlüğü ön plana çıkarılmaktadır. Bu durum, Edward Said’in oryantalizm düşüncesine göre, Batılıların Doğuluları ötekileştirme ve aşağı görme eğilimlerinin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. Kress von Kressenstein'ın hatıratındaki oryantalist ifadeler de Edward Said’in Oryantalizm kuramına somut bir örnek teşkil etmekte ve böylece Batı'nın Doğu'yu nasıl algıladığının anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.

Bu çalışma ayrıca, Edward Said'in Oryantalizm kuramına ve Doğu imajının şekillenme süreçlerinin daha iyi anlaşılmasına bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra, bu tür çalışmaların zihinlerdeki Doğu imajının nasıl iyileştirilebileceği konusunda yeni fikirler vermesi umut edilmektedir. Sonuç olarak, bu araştırma, Oryantalizm ve Doğu-Batı ilişkileri üzerine yapılan çalışmalara bir yenisini eklemektedir.