Sıçan kavernözal sinir hasarı modelinde adipoz doku kaynaklı mezenkimal kök hücrelerin erektil işlevlerin iyileştirilmesinde etkinliği
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Cem Akbal
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
TÜRKÇE BİLDİRİ ÖZETİ Amaç : Bu çalışmanın amacı sıçanlarda bilateral kavernozal sinir hasarı sonrası oluşan erektil işlev bozukluğunun düzeltilmesinde adipoz doku kaynaklı mezenkimal kök hücrelerin(AD-MKH) intrakavernozal enjeksiyonunun etkinliğini araştırmak ve kök hücre enjeksiyonunun otolog ya da allojenik olarak yapılmasının fonksiyonel sonuçları etkileyip etkilemediğini ortaya çıkarmaktır. Gereç ve Yöntem : Çalışmanın başında tüm sıçanlara bilateral paratestiküler yağ doku eksizyonu yapıldı. Eksize edilen paratestiküler yağ dokudan MÜTF Üroloji Araştırma Laboratuarı’ nda AD-MKH izole edildi. Yağ doku eksizyonunun 15. gününde tüm sıçanlara alt abdominal insizyon ile bilateral kavernozal sinir hasarı uygulandı ve gruplara göre intrakavernozal kök hücre ve kök hücre lizat enjeksiyonu yapıldı. Enjeksiyon sonrası 1. ayda intrakavernöz basınç ölçümü yapılarak İntrakavernozal Basınç/ Ortalama Arter Basıncı (İKB/ OAB) değerleri hesaplandı. Ardından sıçanlar sakrifiye edilerek penis dokuları histolojik ve moleküler inceleme için ayrıldı. Bulgular :
Toplam 36 adet erkek Sprague- Dawley sıçan kullanılmıştır. Paratestiküler yağ dokudan elde edilen AD-MKH’ ler akım sitometrisi ile tanımlanmış ve bu hücrelerin CD90 ve CD 44 pozitif; CD11b, CD 34 ve CD45 negatif hücreler oldukları gösterilmiştir. Ayrıca elde edilen kök hücreler iki farklı dokuya farklılaştırılarak birden fazla dokuya farklılaşabilme kapasiteleri gösterilmiştir. Enjeksiyon sonrası 1. ayda yapılan İKB/ OAB değerleri karşılaştırıldığında Sham grubunun(Grup 1), PBS enjeksiyonu grubuna göre(Grup 2) anlamlı olarak yüksek olduğu görülmektedir, sırasıyla 73,1 (±10,3) ve 47,1 (±14,2) (Mann Whitney U test p: 0,009). Otolog kök hücre enjeksiyonu yapılan grup(Grup 5), Grup 2 ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur, sırasıyla 62,1 (±12,3) ve 47,1 (±14,2) (Mann Whitney U test, p: 0,05). Allojenik kök hücre enjeksiyonu yapılan grup(Grup 3) ile
2
PBS enjeksiyonu yapılan grup(Grup 2) karşılaştırıldığında bulunan fark istatistiksel olarak anlamlı değildir, sırasıyla 61,0 (±10,6) ve 47,1 (±14,2) (Mann Whitney U test, p: 0,10). Kök hücrelerin otolog ya da allojenik enjeksiyonu arasında anlamlı bir fark izlenmemiştir. Allojenik ya da otolog kök hücre lizatı enjeksiyonu yapılan gruplar(Grup 4 ve Grup 6), PBS enjeksiyonuna üstünlük gösterememişlerdir. Korpus kavernozum dokusunun immünhistokimyasal incelemesi sonucunda kök hücre enjeksiyonu yapılan sıçanlarda nNOS expresyonunun PBS grubuna göre daha fazla olduğu izlenmiştir. RT- PCR incelemesi sonucunda korpus kavernozumdaki nNOS expresyonunun kök hücre enjeksiyonu yapılan gruplarda PBS enjeksiyonu yapılan gruba göre daha fazla olduğu izlenmiştir. Sonuç : AD-MKH enjeksiyonu kavernozal sinir hasarı sonrasında oluşan erektil işlevlerin geri kazanılmasında etkili bir tedavi yöntemi olabilir. Kök hücrelerin otolog ya da allojenik olarak elde edilmesi fonksiyonel sonuçları değiştirmemektedir.