Depremde İmal Edilmiş Riskler Karşısında Bireylerin Mücadele Kapasitesinin Anlaşılmasına Yönelik Bir Derin Öğrenme Modeli Denemesi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Meliha Demet Ulusoy
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
| Bu tez, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerinin özellikle Hatay'da görünür kıldığı "imal edilmiş risk rejimi"ni, bireylerin ve hanelerin afetle mücadele kapasitesi üzerinden incelemektedir. Beck'in risk toplumu, Giddens'ın düşünümsel modernite ve neoliberal sorumlulaştırma tartışmaları, Bourdieu'nün sermaye yaklaşımı ve ekolojik/topluluk dirençliliği literatürü sentezlenerek ekonomik, sosyal (bağlayıcı–köprüleyici–iliştirici), kültürel, insani, fiziki ve sosyal ekosistem boyutlarından oluşan özgün bir 5+1 Sermaye Modeli geliştirilmiştir. Bu model, "tehlikenin doğallığı ile kırılganlığın toplumsallığı" arasındaki gerilim hattında yer alan mücadele kapasitesini kavramsallaştırmak ve ölçmek için kullanılmıştır. Açıklayıcı sıralı karma desen kapsamında Hatay'ın 15 ilçesinde 458 hane ile anket uygulanmış; 5+1 sermaye göstergeleri AFA/DFA ile psikometrik olarak sınanmış, MIMIC ve nedensel zincir SEM modelleriyle yapılandırılmış bir dayanıklılık indeksi üretilmiştir. Ardından XGBoost, Random Forest, Yapay Sinir Ağları ve Karar Ağaçları kullanılarak dayanıklılık skorları çok boyutlu olarak modellenmiş; SHAP ve GAM analizleriyle sermaye bloklarının eşik, doyum ve rejim etkileri ile demografik değişkenlerle etkileşimleri açığa çıkarılmıştır. Gizli Profil Analizi ve K-Means kümelemesiyle dört temel dirençlilik profili belirlenmiş; derinlemesine ve odak grup görüşmeleri ile Gephi temelli ağ analizleri bu nicel örüntülerin gündelik yaşam pratiklerindeki karşılıklarını görünür kılmıştır. Bulgular, ekonomik sermaye, kamusal hizmet ekosistemi, konut dayanıklılığı ve bağlayıcı sosyal sermayenin temel taşıyıcı katmanlar olduğunu; kültürel ve insani sermaye ile köprüleyici/iliştirici bağların ise bu çekirdeği güçlendiren tamamlayıcı bir rol üstlendiğini göstermektedir. Çalışma, hem kuramsal olarak bütüncül bir sermaye modeli önermekte, hem de farklı dirençlilik profilleri için hedeflenmiş politika önerilerine zemin sunmaktadır. |