Türkçenin İkinci Dil Olarak Öğretiminde Öğrenenlerin Akademik Dil Gereksinimleri
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Dilek Peçenek
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
ÖZET
Bu çalışmanın amacı Türkiye’de yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan
uluslararası öğrencilerin akademik dil gereksinimlerini belirleyip bu gereksinimler
doğrultusunda geliştirilecek dil eğitimi programlarına sağlam bir temel oluşturmaktır.
Çalışmamız tarama modelinde yapılmış betimsel bir çalışma olup nitel ve nicel veri
toplama süreçlerini içeren karma araştırma yöntemi desenlerinden açıklayıcı ardışık
desen tercih edilmiştir. Çalışma için oluşturulmuş gereksinim çözümlemesi modeli
bağlam değerlendirmesi, mevcut durum analizi, hedef durum analizi, öğrenme
gereksinimleri çözümlemelerinden oluşmaktadır.
Araştırmanın evrenini, Hacettepe Üniversitesinde ön lisans ve lisans düzeylerinde eğitim
dilinin Türkçe olduğu bölümlerde öğrenim görmekte olan uluslararası öğrenciler
oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel veri toplama aşamasına 155, nitel veri toplama
aşamasına ise 18 öğrenci katılmıştır. Nicel verileri toplama aşaması için bir anket ve bir
ölçekten oluşan ana veri toplama seti Türkçe olarak geliştirilmiştir. Nitel veriler ise odak
grup görüşmeleri ve bireysel görüşmeler yoluyla toplanmıştır.
Ölçekten elde edilen puanlar, öğrencilerin Türkçe dil becerileri konusunda genel olarak
kendilerini yetkin hissettiklerini yani öz yeterlik algılarının yüksek olduğunu
göstermektedir. Fen, sağlık ve sosyal alanlarda öğrenim görmekte olan öğrenciler
arasında da bu konuda anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Dört temel dil becerisi
açısından kendilerini en çok dinleme becerisinde yetkin hissetmektedirler. Bunu sırasıyla
konuşma, okuma ve yazma takip etmiştir. En çok güçlük çektikleri dil becerisi sıralaması
ise sırasıyla yazma, konuşma, dinleme ve okuma şeklindedir.
Okuma becerisinde 4. sınıf öğrencilerinin 1.,2, ve 3. sınıf öğrencilerine göre kendilerini
daha fazla yetkin hissettikleri görülmektedir. Erkek öğrencilerin konuşma becerisinde kız
öğrencilere göre daha yetkin hissettikleri saptanmıştır. Türkçenin aile içinde iletişimde
kullanıldığını belirtenlerin kendilerini hem genel hem de konuşma becerisinde daha
yetkin hissettikleri ortaya çıkmıştır.
Öğrencilerin ankette yer alan görevleri büyük ölçüde eğitimleri için yerine getirdikleri ve
sosyal, fen ve sağlık alanları arasında bu anlamda farkların çok az olduğu görülmektedir.
Ayrıca görev-tabanlı dil öğretimi yönteminin bu öğrenciler için uygunluğu da
değerlendirilmiştir. Çalışmanın en dikkate değer bulgusu, dil eğitimi ile ilgili planlamalar
yapılırken uluslararası öğrencilerin gereksinimlerinin çeşitliliğine dayalı olarak üç farklı
grup olarak değerlendirilmesi gerekliliğidir. Bu bulgu diğer bulguların yorumlanmasında
da aydınlatıcı olmuştur.