Klasik Gitar Tarihi I: Rönesans Döneminde Gitar (1536-1600)


Uluocak A. S.

Doruk Yayınları, İstanbul, 2011

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2011
  • Yayınevi: Doruk Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Hacettepe Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Klasik Gitar Tarihi” adlı serinin bu ilk cildinde, klasik gitarın gelişimindeki beş büyük dönemden birincisi (yaklaşık 1536-1600 yılları arası) ele alınmıştır. Bu dönemin en önemli özelliği, tarihte, gitar benzeri çalgılar için günümüze ulaşan ilk yazılı müzik örneklerini barındırıyor olmasıdır. Bu eserler, gitar müziğinin “ilk örnekleri” olarak kabul edilmekte ve günümüz klasik gitar repertuarındaki yerlerini her zaman korumaktadırlar.    

Kitabın ilk bölümünde, öncelikle, gitarın Çalgı Bilim literatürüne göre nasıl sınıflandırıldığına bakılmıştır. Daha sonra bu sınıflandırma doğrultusunda, tarihte yer alan gitar benzeri çalgıların neler olduğu, genel bir bakış açısıyla verilmiştir. Bu çalgılar çok büyük bir çeşitlilik göstermektedirler. Tarihin akışı içerisinde, toplumlar arasında yaşanan sosyal ve kültürel etkileşimler sonucunda, bu çalgılar da değişim ve dönüşüme uğramışlardır. Birçok çalgı bir coğrafyadan başka bir coğrafyaya taşınmış, yeni bir müzik kültürünün içinde yeni şekiller almıştır. Böylece, çalgıların boyutlarında, akustik özelliklerinde ve çalım biçimlerinde doğal olarak farklılıklar yaşanmıştır. Ancak, bu dönemlerdeki gitar benzeri çalgılar için yazılmış müzik örmekleri ya da çalgının kendisi günümüze kadar ulaşmadığından, bu konuda yapılması gereken birçok analiz eksik kalmaktadır. Bu nedenle, kitabımızda, Rönesans Dönemi öncesinde var olmuş gitar benzeri çalgılar konusunda, ayrıntılara girmeden  (sınırlı bir biçimde) açıklamalar yapmak tercih edilmiştir.

Kitabın ikinci bölümünde ise Avrupa’da, hem müzik hem de gitar tarihi bakımından önemli gelişmelerin yaşandığı Rönesans Döneminde kullanılan gitar benzeri çalgılara yer verilmiştir. Bu bölümde, bu çalgıların genel özellikleri ve farklı ülkelerdeki kullanımları açıklanmış; incelenen tüm çalgılar arasında vihuela ve Rönesans gitarının (dört çift telli gitar) günümüz klasik gitarının Rönesans Dönemindeki yansımaları –ya da öncüleri- olarak, diğer çalgılardan ayrıldıkları görülmüştür. Bundan dolayı, kitabın geri kalan kısmında vihuela ve Rönesans gitarı ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir.       

Kitabın hacimce büyük bir kısmı, 16. yy.ın gitar benzeri bir çalgısı olan vihuelaya ayrılmıştır. Burada öncelikle çalgının gelişimi, repertuarı ve farklı ülkelerdeki kullanımına ilişkin genel bilgiler verilmiş; daha sonra çalgının akordu, vihuela eserlerinin yazımında kullanılan müzik yazısının özellikleri, çalım tekniği ve çalgı için eserler vermiş vihuelistler ayrı başlıklar halinde sunulmuştur. Kitapta, vihuelanın 1536-1578 yılları arasını kapsayan tarihi anlatılmaktadır. Bunun sebebi, vihuela ve vihuela müziği hakkında, ilk eserlerin yayımlanmaya başlandığı 1536’dan öncesine ait yeterli bilgi bulunmaması ve 1578’den itibaren ise vihuela için yazılmış herhangi bir esere rastlanmamasıdır. Bu tarihten itibaren (müzikte Rönesans Döneminin yerini Barok Döneme bırakmasıyla) ortaya çıkan yeni müzikle beraber, vihuelanın unutulmaya başlandığı görülmektedir. Tarihte çok kısa bir zaman dilimini kapsamış olmasına karşın, vihuela müziğinin, günümüz klasik gitar müziğinin ve tekniğinin kökenlerine ışık tutabilecek ayrıntılar içermesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir.

Kitapta son olarak, kimi araştırmacılar tarafından günümüz klasik gitarının atası olarak kabul edilen Rönesans gitarı anlatılmaktadır. Bu kapsamda, bu küçük Rönesans çalgısının Avrupa’nın farklı ülkelerindeki konumu, kullanımı, akort sistemleri, müzik yazısı ve tekniği ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Bu bölümde de “Vihuela” başlığında olduğu gibi çalgının yaklaşık kırk yıllık bir dönemi üzerinde durulmaktadır. Bunun da sebebi yine çalgı için ilk müzik örneklerinin yazıldığı 1546’dan öncesi hakkında yeterli bilgi bulunmaması ve müzikte Barok Döneme geçişle beraber, Rönesans gitarının kullanımını tamamlamış olmasıdır.