Neolitik Dönemden Orta Çağa Anadolu Kafkas İlişkileri: Anadolu Ve Azerbaycan İnsan Kalıntıları Üzerine Arkeogenomik Bir Araştırma


Özer F. (Yürütücü), Erdal Y. S., Kazancı D. D., Vural K. B., Altınışık N. E., Kılınç G. M., et al.

TÜBİTAK Projesi, 2022 - 2025

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Başlama Tarihi: Kasım 2022
  • Bitiş Tarihi: Kasım 2025

Proje Özeti

Günümüze kadar yapılan antik DNA çalışmaları, ağırlıklı olarak Neolitik popülasyonların genetik yapısını anlamaya ve Neolitikten Tunç Çağına kadar binlerce yıllık dönemde popülasyon dinamiklerine odaklanmıştır. Bu çalışmalarda aynı zamanda, Güneybatı Asya popülasyonlarının genetik ilişkileri ve popülasyon hareketleri de incelenmiştir. Antik DNA çalışmalarına ek olarak bugüne kadar yapılan arkeolojik çalışmalar, Neolitikten Orta Çağa kadar Kafkaslar ve Anadolu kültürleri arasında dinamik bir ilişki ve çok yönlü insan hareketlerinin olduğunu göstermektedir. Tüm bunları birlikte değerlendirdiğimizde, Anadolu ile Kafkasya arasında Erken Neolitik Döneme kadar uzanan kadim bir ilişki olduğunu görmekteyiz.

Arkeolojik araştırmalar ve antik DNA çalışmalarının ışığında, Kafkas topluluklarının Neolitik Çağdan beri Güneybatı Asya ve Avrupa popülasyonlarının yapısı üzerinde önemli etkisi olduğu tespit edilmiştir. Fakat Kafkasya’dan elde edilen genetik verilerin yetersizliği, Kafkasya’nın iç dinamiklerinin ve Anadolu ile ilişkilerinin zaman içinde nasıl değiştiğinin anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Kafkasya’nın Anadolu’yla olan ilişkisi dışında bu bölgede Neolitikleşme sürecinin erken dönemini temsil eden Çanak-Çömleksiz Neolitik topluluklara ait kesin kanıtlar bulunamamıştır. Mezolitik Dönemden direkt Çanak-Çömlekli Neolitik Döneme geçildiğine dair fikirler ortaya atılsa da bu geçiş sürecine ait bilgiler oldukça yetersizdir. Çanak-Çömleksiz Dönemden olduğu düşünülen Kafkas yerleşim yerlerinde bulunan kalıntılar ve Geç Neolitik Dönem Güney Kafkasya’daki mimari yapılar, ölü gömme gelenekleri, çanak-çömlek üretimi ve taş endüstrileri incelendiğinde, Anadolu ve Mezopotamya’nın Neolitikleşme sürecinde Kafkasya üzerinde önemli etkisi olduğu görülmüştür. Fakat elde edilen genomik verilerin eksikliği nedeniyle ne Anadolu’nun Kafkaslardaki ne de Kafkasların Anadolu üzerindeki etkisi tam olarak açığa çıkarılamamıştır.

Neolitik sonrası dönemler incelendiğinde ise Güney Kafkasya’nın bilinen pastoral kültürlerinden Kura-Aras’ın Levant, İran ve yine Anadolu topluluklarını, gerek kültürel ve siyasi, gerekse idari açıdan etkilediği arkeolojik çalışmalarla kanıtlanmıştır. MÖ 4. binin sonunda hiyerarşik düzen oluşumu, dini yapıların kurulması ve silahların kullanımı gibi farklı kültürel özelliklerle Anadolu heterojen bir yapı kazanırken antik DNA çalışmaları kültürel yapının aksine Anadolu’da bu dönemde genel olarak genetik bir süreklilik olduğunu göstermiştir. Demir Çağında ise Asur İmparatorluğu’nun varlığının yanında İskit yayılımının Anadolu’ya ulaşması ve Urartu Krallığı’nın yıkılması gibi tarihte yer etmiş olaylar kültürel dinamiğin hala varlığını koruduğuna işaret eder.

Önerilen projede Azerbaycan’dan, Neolitik Dönemden Orta Çağa kadar olan uzun zaman aralığına tarihlenen 16 arkeolojik kazıdan elde edilen 94 bireyden antik insan genom verisine ulaşmak hedeflenmektedir. Elde edilen verilerle Anadolu ve Kafkasya toplulukları disiplinlerarası bir yaklaşımla genetik açıdan incelenecektir. Böylece, Anadolu ve Kafkasya popülasyonları arasındaki dinamik ilişkilerin zamanla nasıl şekil aldığı ve materyal kültür verileri ile uyum içinde olup olmadığı ortaya çıkarılacaktır. Ayrıca bu proje ile elde edilecek tüm genom insan verileri ile literatürdeki boşluklar doldurulacaktır ve bu sayede sözü edilen geniş zaman dilimine ait farklı Azerbaycan popülasyonlarının genetik yapısı ve Anadolu’yla bağlantısı anlaşılacaktır.