Atopik Dermatit Hastalığında Yaygın Olan S. Aureus Ve Mrsa Enfeksiyonlarının Tedavisine Yönelik Yenilikçi Antimikrobiyal Peptitlerin Geliştirilmesi
Çelikbıçak Ö., Yet İ., Şardan Ekiz M., Karaaslan İ. Ç. (Yürütücü)
TÜBİTAK - AB COST Projesi , 2023 - 2026
- Proje Türü: TÜBİTAK - AB COST Projesi
- Başlama Tarihi: Mart 2023
- Bitiş Tarihi: Ocak 2026
Proje Özeti
Atopik dermatit (AD);
kronik, kompleks bir inflamatuvar deri hastalığıdır. Bu hastalık, sıklıkla
tekrarlayan, kuru eritematöz lezyonlar ve yoğun kaşıntı ile karakterizedir.
AD’nin temel tedavisi, deri bariyer bütünlüğündeki bozulmayı düzeltmek için
kullanılan topikal nemlendiriciler ile deride oluşan inflamasyon için
kullanılan topikal kortikosteroid ve topikal kalsinörin inhibitörlerinden
oluşmaktadır.
Sağlıklı deride mikrobiyomun büyük kısmını yararlı Staphylococcus
bakterileri oluşturur. Bu bakteriler, deri T-hücresi gelişimi düzenlenmesinde
rol oynarlar; kutanöz inflamasyonun inhibisyonu ve antimikrobiyal peptit (AMP)
üretimi yoluyla deri enfeksiyonlarının engellenmesinde söz sahibidirler. Staphylococcus
aureus ise fırsatçı patojendir. Sağlıklı bireylerle kıyaslandığında, AD’li
hastaların %90’ından fazlasında S.aureus
kolonizasyonu olduğu bildirilmiştir. S.aureus kolonizasyonu olan AD
hastalarının %11-34’ünde ise Metisilin-dirençli S. aureus (MRSA) enfeksiyonu
tespit edilmiştir ve MRSA enfeksiyonu sağlıklılara kıyasla AD hastalarında 4-13
kat fazla oranda görülmüştür. MRSA
enfeksiyonu AD hastalarında alevlenmeye ve diğer enfeksiyonlara neden olarak
kısır döngüye yol açmaktadır. Ayrıca, MRSA enfeksiyonu bulunan AD hastalarında
topikal antiinflamatuar ajanlara olan yanıtın düşük olduğu raporlanmıştır. Bu
durum, AD’li bireylerde MRSA enfeksiyonunun büyük bir sorun olduğuna işaret etmektedir.
AMP’ler, bazı immün hücreler ve adipositler tarafından üretilen immün savunma
molekülleridir. AMP’ler bakteri, virüs ve funguslara karşı antimikrobiyal
aktivite gösterirler. Memeli derisinde katelisidinler ve defensinler olmak
üzere iki temel AMP sınıfı bulunmaktadır. İnsanda beta-defensinler ve
katelisidin, deri epitelinde mikroorganizmalara karşı doğal savunmanın ilk
hattını oluşturmaktadırlar. Deride bulunan diğer bir AMP grubu olan dermsidinler
ise bakterileri öldürmek için kendisini bakteriyel sitoplazmik membranlara
entegre edebilen bir peptit iyon kanalıdırlar. Günümüze kadar insanda
tanımlanmış tek katelisidin, LL-37’dir. LL-37, anti-stafilokokal aktiviteye
sahiptir. Fakat S.aureus tarafından üretilen bazı enzimler, bu
aktiviteyi inhibe etmektedir. Bu bakterilerin insan defensinlerine karşı direnç
gösterdiği bilinmektedir. Ayrıca
katelisidin ve defensinler, MRSA’ya karşı, S.aureus’a karşı
olduklarından, daha az etkilidirler.
AMP'ler, geniş spektrumlu antibakteriyel aktiviteleri ve antibiyotik direnci
konusunda bilinen antibiyotiklerden üstün olmaları nedeniyle geleneksel
terapötiklere umut verici bir alternatif sunarlar. Günümüzde, farklı
hastalıklarda kullanılmak üzere, XF-73 gibi Faz II, LTX109 gibi Faz III ve
Bacitracin gibi Faz IV aşamasına geçmiş 40’tan fazla AMP geliştirilmiştir.
Genellikle, çeşitli bulaşıcı ajanlara karşı farklı AMP'ler üzerinde yürütülen
kapsamlı araştırmalar incelendiğinde, peptit bazlı ticari ilaç formülasyonları
gelecek vaat etmektedir. Başarılı aktivitelerine rağmen, çok sayıda AMP, henüz
klinik deney engelini aşamamıştır. Maksimum terapötik etki sağlamak için daha iyi
AMP formülasyon stratejileri gereklidir. Bugün piyasada deri
mikrobiyomuna zarar vermemek üzere geliştirilmiş bir ürün bulunmamaktadır. Bu projede, Atopik
dermatit (AD) hastalarında S. aureus ve MRSA enfeksiyonlarının
tedavisine en iyi şekilde yardımcı olabilecek, daha önce kullanılan
antibiyotiklere üstünlük sağlayacak, tamamen grubumuz tarafından tasarlanan
yeni sentetik AMP’lerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu yeni peptitlerin
tasarımında, insan derisinde bulunan doğal AMP’lerin modifiye edilmesi,
peptidin özellikle MRSA ve S.aureus bakterilerine karşı antimikrobiyal
etki göstermesi, deri mikrobiyomunu oluşturan en önemli bakterilerden S.epidermidis
bakterisine karşı nispeten düşük antimikrobiyal aktivite göstermesi, S.
aureus enzimlerine karşı stabilitesini koruyabilmesi amaçlanmıştır.
Proje kapsamında, lezyonal AD hastalarında oluşan ciddi bakteri enfeksiyonlarının (S.aureus, MRSA) tedavisinde kullanılmak üzere yenilikçi ilaç olarak değerlendirilen yirmi adet yeni AMP’nin in siliko tasarımları ve sentezilerinin yapılması planlanmaktadır. Öncelikle in vitro ortamda, peptitlerin, S.aureus, MRSA ve S.epidermidis bakterileri üzerindeki antimikrobiyal ve anti-biyofilm etkilerine ve hasar mekanizmalarına bakılacaktır. Bakteri deneylerinin devamında hücre ve hayvan deneyleri tamamlanacaktır. Hücre deneyleri kapsamında AMPlerin insan keratinositleri üzerindeki (hücre hattı ve primer hücreler) sitotoksik etkileri, hücre kültürü çalışmalarıyla gösterilecektir. Ayrıca, sentetik peptitlerin proteazlara ve AMP’lerin etkilerini azaltan/yok eden S.aureus enzimlerine karşı stabiliteleri incelenecektir. Projede in vivo deneyler kapsamında AD fare modeli oluşturularak uygun peptitlerin topikal uygulama ile fare modeli üzerindeki etkileri değerlendirilecektir. İn vitro ve in vivo çalışmalar sonucunda başarılı bulunan yeni sentetik AMP’lerin, AD şiddetini artıran şiddetli bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde topikal yenilikçi ilaç olarak kullanılmaları hedeflenmektedir. Böylece AD’li hastaların derisinde deri mikrobiyomuna en az derecede zarar verecek, hastalık sırasında ortaya çıkabilecek bakteri enfeksiyonlarını giderebilecek yeni bir antimikrobiyal ilaç ile hastanın yaşam kalitesi de yükseltilecektir.