Ses ve Nem İzolasyonu Sağlayan Yeni Beton Kompozitlerin Nanoskopik Ar-Ge Çalışmaları: Sentez ve Standart Üretimler İçin İnovatif Yaklaşımlar.


Creative Commons License

Bayazit Sekitmen G., İde S.

Teknopark, 2023 - 2023

  • Proje Türü: Teknopark
  • Başlama Tarihi: Ocak 2023
  • Bitiş Tarihi: Kasım 2023

Proje Özeti

Bir kompozit malzemenin fizikokimyasal ve biyofiziksel özellikleri, malzeme içeriğindeki nano oluşumların, şekil,boyut, konum, dağılım, arayüzey morfoloji ve alanları gibi yapısal bilgiler ile ilişkilendirilmelidir. Bu yapısal bilgiler kontrollü biçimde üretimde kullanıldıklarında ancak nanokompozitler için standart üretim yapılabilir. Bu malzemelerin nem tutma kapasiteleri, ısıl iletkenliği, ses yalıtımı gibi birçok özelliği, özellikle nano boyutta ortaya çıkan oluşumların yapısal özelliklerinin sistematik incelenmesi ile kontrol altına alınabilir. SAXS (Küçük Açı X-Işını Saçılma Yöntemi) üç boyutlu (3B) nanoskopik yapıları en ince ayrıntısına kadar (elektron yoğunluğu bilgisine kadar) inceleyebilme olanağı sağlayan ve son 20 yıldır bu konuda etkin kullanılan bir deneysel yöntemdir. Bir kompozit malzemede filler ve matris yapının arayüzey bölgesindeki uyuşumu, malzemenin hedeflenen üstün özelliğini oluşturmada kontrol altında tutulmalıdır. Sanayii ve endüstride kullanılan kompozit malzemelerde genelde moleküler – nanoskopik- mikroskobik ve makroskobik ölçekte, tüm yapısal kontrollerin 3B yapılması ve standart üretime geçilmesi gereklidir. Oysa günümüzde, nanoskopik ölçekli analizler genelde, AFM, SEM ve TEM analizleri ile yapılmakta ve bu analizlerde makro boyutta kullanımları yapılan kompozit malzemelerin, sadece bir iğne ucu kadar olan büyüklükte nanoskopik yapıları karakterize edilmektedir. Bu eksikliğin ortadan kaldırılması, ayrıntılı SAXS analizleri ile, bir o kadar da daha profesyonel veri değerlendirmelerinin yapılması ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca eş zamanlı yapılan SAXS ve WAXS (Küçük ve Geniş Açı X-Işınları Saçılması) analizleri ile arayüzeylerde uyumlu geçişlerin olup olmadığına dair önemli bulgulara ulaşılabilmektedir. Bu tür kontrollü kompozit üretimleri, ülkemiz genelinde bu konuda en fazla akademik deneyime ve deneysel bilgilere sahip olmamız nedeni ile kurulacak şirketimizi önemli yerlere taşıyabilecektir. Üretilen kompozit malzemelerin etiket bilgileri teknolojik göstergeleri içermediği müddetçe, katma değeri her zaman düşük tutulmaktadır. Bu olumsuzluğun önüne bu tür projeler ile geçilerek teknolojik kazanımın en üst düzeyde tutulması sağlanabilecektir. Bu proje ile kendi özgün tasarımımız olan, mikrotoz formundaki farklı pomza taşları ile hazırlanan yeni beton kompozitler üzerine Ar-Ge çalışması yapılacaktır. Özellikle özgün tasarımlarımız olan kompozit malzemelerimizin, ses ve nem izolasyonu özellikleri nanoskopik yapıları ile ilişkilendirilerek üretilen betonit (kompozitlerin), teknolojik öneme sahip oldukları, ayrıntılı ticari etiketlerinde belirtilebilecektir. Hedef, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri olan mühendislik yapı malzemeleri olarak da tanımlanabilen beton kompozitlerin ticarileştirilmesinde, tüm yapı ölçeğinde standardizasyona ulaşılabilmesi, yapı ile fonksiyonlarının modern deneysel yöntemler ile ilişkilendirilebilmesi ve bu kompozitlerin üretim aşamasında teknolojik ürün statüsüne alınmasının sağlanmasıdır. Şirketin kurulumunda, bu başlangıç projesi yer almakla birlikte, mühendislik uygulamaları için teknolojik öneme sahip çok çeşitli kompozit malzemelerin tasarımından, hazırlanmasına, üstün özelliklerinin nanoskopik ölçekte yapı müdahaleleri ile geliştirilmesine kadar her evrede Ar-Ge ve İnovasyon çalışmaları yapılacaktır. “Mühendislik uygulamaları için önemli” olarak tanımlanan özgün kompozit malzemelerimize örnek vermek gerekirse, betonit malzemelerden farklı olarak, metal implantlar, in-vivo çalışmalarda kullanılan deney hayvanları için tasarlanmış pelet formunda (özel nano kompozit) gıda malzemeleri, doğal ve yapay biyomalzemeler ile hazırlanmış yara örtüleri, EMD(Elektromanyetik dalga) soğurucu/ yansıtıcı özellikleri ile engel oluşturabilen polimer temelli kompozit boyalar, vb. kompozitlerimizden bahsedilebilir.Bir diğer inovasyon olarak, “nanokompozit malzemelerin sentezinde elektromanyetik (X-Işınları, Gamma Işınları, UV) ve mekanik (Ultrases) dalgaların uygulanması da, malzeme sentezi aşamasında fiziko kimyasal süreçleri etkileyeceği için yeni üretilen kompozitlerde, hem bilimsel hem de teknolojik çağa uygun üretim yöntemlerinin kullanılabilmesi” belirtilebilir. Tüm ürünlerimizde özgünlük ön planda olup patentlenebilir ve ticarileştirilebilir özellikler bulunmaktadır.