Human papillomavirus (HPV) enfeksiyonunun ISGlasyon Süreci Üzerine Etkilerinin Araştırılması: Viral Bağışıklıktan Kaçış Stratejisi
Dönmez H. G. (Yürütücü), Dura Deveci C., Oflaz O.
TÜBİTAK Projesi, 3501 - Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı, 2024 - 2027
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 3501 - Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı
- Başlama Tarihi: Temmuz 2024
- Bitiş Tarihi: Ocak 2027
Proje Özeti
|
Proje Özeti Human Papillomavirus (HPV) serviks kanseri başta olmak üzere, deri,
anogenital, penil ve orofaringeal kanserlerin etiyolojisinde rol oynayan ve
cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biridir. HPV, hücre içinde
çoğalırken savunma mekanizmalarını aşmasına yardımcı olacak çeşitli
stratejiler kullanır. Bu stratejilerden biri, HPV'nin hücre içindeki
varlığını sürdürebilmesi için hücrenin ubikuitinasyon sistemini (ubikuitin ve
ubikuitin benzeri proteinler) manipüle etmesidir. Bu şekilde, HPV hücrede
çeşitli biyolojik süreçlerde görev yapan proteinlerin yıkımına neden olabilir
ya da kendi proteinleri korumak için parçalanmalarını engelleyebilir. Ubikuitin ile ilişkili bir sinyal yolu olan ISGlasyon mekanizması, virüsler
ile enfekte olmuş epitel hücrelerde viral yanıtın önemli bir parçasıdır. Bu
yolda meydana gelen bozuklukların interferon bağımlı viral yanıtın
engellenmesine neden olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla, HPV'nin
bağışıklık sisteminden kaçma yeteneği, enfeksiyonun kronik hale gelmesine ve kansere
yol açmasına neden olabilir veya HPV’nin sitopatolojik etkilerinin ortaya
çıkmasında bireysel farklılıkların kökenini oluşturabilir. Bu projede amacımız HPV’nin ISGlasyon süreci üzerine etkilerinin
araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, HPV pozitif ve negatif hastalardan
(n=156) alınan servikovajinal örneklerden total RNA izolasyonu ve cDNA
sentezi yapılacak, ardından RTqPCR ile hedef genlerin ifade düzeyleri ölçülecektir.
Araştıracağımız hedef genler, ISGlasyon mekanizmasında görev yapan ISG15,
UBA7/UBE1L, UBE2L6, HERC5 ve viral bağışıklıkta rol oynayan IFIT 1 ve IFIT3
genleridir. HPV varlığına, birden fazla HPV ile enfekte olup olunmamasına, risk
gruplarına ve sitomorfolojik değişikliklere göre gen ifadeleri
karşılaştırılacaktır. HPV varlığı ile ifadesinde farklılık görülen genlerin
protein düzeyinde de farklılık gösterip göstermediğinin değerlendirilmesi
için immünositokimyasal analizler yapılacaktır. Lisansüstü çalışmalarım süresince, klasik sitokimyasal ve
immünositokimyasal yöntemleri kullanarak Wnt/beta-catenin sinyal yolunun
hedefi olan beta-katenin biyomolekülünün biyolojik süreçler üzerindeki
etkilerini araştırdım. Böylece, HPV enfeksiyonu olmayan normal örneklerde bu
sinyal mekanizmasının nasıl davrandığının anlaşılmasına katkıda bulundum. Doktora
sonrası çalışmalarımda ise lisansüstü çalışmalarımın devamı olarak HPV
pozitif kadınlarda HPV enfeksiyonuna bağlı sitopatik etkiler ortaya çıkmadan
önce de Wnt/beta-catenin sinyal yolu ve otofajik aktivitenin değişebileceğini
belirledim. Ayrıca, katıldığım çeşitli çalışmalarla HPV’nin hücrelerde
etkilediği mekanizmalar üzerine araştırmalarımı derinleştirdim. HPV'nin sadece serviks kanseri değil, aynı zamanda deri, anogenital,
penil ve orofaringeal kanserlerin etiyolojisinde de kilit bir rol oynaması,
bu virüsün geniş etki alanını ve önemini daha da vurgulamaktadır. HPV’nin
patogenezi ile ilgili yapılan araştırmalar HPV ilişkili tüm kanserlerde erken
teşhis ve etkili tedavi için gerekli bilgi ve stratejilerin geliştirilmesini
sağlamaktadır. Bu nedenle, HPV üzerine yapılan araştırmalar, toplum sağlığını
korumak adına kritik bir role sahiptir. Lisansüstü eğitimim ve doktora sonrası deneyimlerim, araştırma
sorularımı güçlü bir temele dayandırmamı sağlamıştır. Bu projede kazanacağım
yeni yaklaşım ve kapsamlı bir projeyi yürütme deneyimi sadece farklı
ülkelerdeki araştırmacılarla ortak projelerde yer alma potansiyelimi
artırmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi uzmanlık alanımda etkili bir araştırmacı
olma yetkinliklerimi daha da güçlendirecektir. |