0-12 yaş çocukların istismar ve ihmalini önlemeye yönelik anne baba eğitim programı önerisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temel Eğitim A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLEK SAHİLLİOĞLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): BERRİN AKMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yaşam koşullarının gittikçe zorlaştığı günümüzde, yetişkinlerin en önemli görevi ve sorumluluğu çocukları karşılaşabilecekleri olumsuzluklardan korumaktır. Bugün dünya ülkelerinin çoğunda çocuk sağlığı, gelişimi ve refahı üzerinde olumlu gelişmeler görülse de çocuklar yüksek oranlarda çeşitli istismar ve ihmal biçimlerine maruz kalmaktadır. Evrensel bir sorun olarak tanımlanan çocuk istismarı ve ihmali ne yazık ki ülkemizde de yaygın olarak görülmektedir. Aile ortamı, anne-babaların çocukla ilişkileri ve çocuk yetiştirme yöntemleri, çocukların gelişimlerini etkilemektedir. Çocuk yetiştirme ve eğitiminde geçmişten bugüne çok katı yaklaşımların yanında, ileri düzeyde toleranslı ve çocuk merkezli disiplin anlayışları ve eğitim yöntemleri de uygulanmaktadır. Bu konuda ülkemizde 1970-1998 yılları arasında yapılan, anne-baba tutumu araştırmalarına genel bir bakış sağlayan çalışmada, yaygın olan tutumlar belirlenmiştir. Buna göre, kontrolcü ve aşırı koruyucu davranış özellikleri, Türk ailelerinde en sık gözlenen tutumlar olarak tanımlanmıştır. Bu durumun olumsuz etkileri düşünüldüğünde, anne babaların, çocuklarıyla kuracakları iletişimde kullanacakları teknikler konusunda uzmanlardan destek almaları gerekmektedir (Haktanır, Alisinanoğlu, Baran, Başar, Köksal ve Bulut, 1999). Alanyazında bu tutumlara karşın insancıl anne-baba tutumlarıyla yetişen çocukların bile zaman zaman çeşitli biçimlerde istismar ve ihmale uğradığını gösteren çalışmalar da bulunmaktadır (Bilir, Dönmez ve Güneysu, 1991). Aileler farkında ya da farkında olmayarak çocuklarına olumsuz bir şekilde, şiddet ve ihmal davranışları gösterebilmektedir. Bu nedenle her türlü istismar türünün ve ihmalin doğru tanımlanması ve önlenmesi gerekmektedir (Güven, Savaş ve Bahar, 2009). Çocuk istismar ve ihmalini önlemeye yönelik çalışmalar her geçen gün yeni yöntemlerle geliştirilmektedir. Çocuk istismar ve ihmalinin kısa ve uzun vadede toplum ve çocuk üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırmanın en insani yolu, istismar ve ihmal gerçekleşmeden sorunu önlemekten geçmektedir. Önleme çalışmalarının başarılı olması, her ülke için hem en temel insan hakkıdır hem de istismar ve ihmale uğrayan çocukların iyileştirilmesi için harcanan maliyet düşünüldüğünde daha ekonomiktir. İstismar ve ihmalin önlenmesi ekip çalışmasına dayalı olduğu için birçok disiplinin ortak çalışmasını gerektirmektedir. (Kepenekçi, 2004). İstismar ve ihmal önleme çalışmalarının tarihsel gelişimine bakıldığında gelişmiş ülkelerde, 1950'lerden sonra çalışmaların başladığı görülmektedir. Ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde ise son yirmi yılda toplum sağlığı sorunu olarak tanımlanmış ve önleyici çalışmalar başlamıştır (Beyaztaş, Oral, Bütün, Beyaztaş ve Büyükkayhan, 2009). Bu araştırmanın temel amacı birincil önleme faaliyetleri kapsamında 0-12 yaş çocuk istismarı ve ihmalini önleme üzerine bir anne-baba eğitim programı önerisi hazırlamak ve hazırlanan programın etkililiğini, kalıcılığını ve uygulanabilirliğini sınamaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, alt ve orta sosyoekonomik düzeyden ve farklı aile yapılarından gelen 30 anne-baba oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak; program oturumları öncesinde ve sonrasında anne-babalara uygulanan farkındalık ve bilgi testleri, her oturum sonunda araştırmacının oturuma yönelik tuttuğu günlükler ve anne babaların cevapladığı oturum değerlendirme formları ve program sonunda anne-baba ve eğitimciye yönelik uygulanan programı değerlendirme anketleri kullanılmıştır Araştırma kapsamında alan yazın taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda 0-12 yaş çocuk istismarı ve ihmalini önleme anne-baba eğitim programı önerisi tasarlanmış olup, araştırma bulgularına göre programın alanda uygulanabilir bir program olduğu ve anne-babaların bilgi ve farkındalıkları üzerinde etkili ve kalıcı olduğu görülmüştür.