İstilacı bir balık türü Gambusia holbrooki ile endemik bir balık türü Aphanius transgrediens'in Acıgöl (Denizli-Afyon) kaynaklarındaki yaşam döngüleri, besin rekabeti ve habitat kullanımları
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BARAN YOĞURTÇUOĞLU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): FİTNAT GÜLER EKMEKÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde biyoçeşitlilik ve ekosistem işlevleri üzerindeki başlıca tehditlerden birinin istilacı türler olduğu kabul edilmektedir. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren sivrisinek mücadelesi amacıyla pek çok ülkeye taşınan Gambusia holbrooki (sivrisinek balığı) günümüzde Antarktika dışındaki tüm kıtaları istila etmiş durumdadır. Birçok yerel omurgalı ve omurgasız gruplarını tehdit ettiği bilinen G. holbrooki'nin özellikle Avrupa kıtasındaki endemik Aphanius türlerinin tehdit altına girmesindeki en önemli etken olduğu pek çok çalışma ile ortaya konmuştur. Türkiye sahip olduğu 13 endemik Aphanius türü ile bu cinsin adeta türleşme merkezi konumundadır. Buna rağmen bu türlerin biyolojik ve ekolojik özellikleri ile G. holbrooki'nin bu türler üzerindeki etkisi hakkındaki bilgiler oldukça yetersizdir. Yürütülen bu tez çalışması kapsamında, dünyada sadece Acıgöl (Denizli-Afyon) Kaynaklarında dağılım gösteren kritik düzeyde tehlike altındaki A. transgrediens ile aynı habitatı paylaşan istilacı G. holbrooki'nin eşey oranları, yaş yapıları, boy-ağırlık analizleri, büyüme, üreme ve beslenme özellikleri ile besin rekabetleri ve habitat kullanımları ele alınmıştır. İki türün alandaki popülasyon büyüklüklerinin, genel dağılımlarının ve alanın habitat özelliklerinin belirlenmesi amacıyla öncelikle Mart 2013 - Eylül 2013 ayları arasında ön çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın ardından iki türün etkileşimlerinin düşük ve yüksek düzeyde olduğu ve tuzluluk ve sıcaklık gibi çevresel koşulların değişken ve sabit olduğu toplam 3 istasyon belirlenmiş ve Eylül 2013 - Eylül 2014 arasındaki dönemde aylık balık örneklemeleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre G. holbrooki'nin tüm kaynaklarda bulunduğu, A. transgrediens'in ise sadece birkaç kaynakta ve sınırlı popülasyon büyüklüğünde kaldığı ortaya konmuştur. Her iki türde de dişi bireylerin baskın olduğu bir eşey yapısı belirlenirken, A. transgrediens'te 2 yıllık bir ömür uzunluğu, G. holbrooki dişilerinde en fazla 2, erkeklerinde ise en fazla 1 yıllık ömür uzunluğu belirlenmiştir. Her iki türün değişken çevresel koşulların olduğu örnekleme alanında ortalama boy değerlerinin, ilk olgunluk boylarının ve mutlak fekonditelerinin daha yüksek olduğu ancak G. holbrooki'nin üreme başarısının diğer istasyonlara göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte A. transgrediens'in Şubat-Mayıs ayları arasında, G. holbrooki'nin ise Nisan-Eylül ayları arasında ürediği, dolayısıyla üreme dönemlerinin birbirinden farklı olduğu ve G. holbrooki'nin daha uzun bir üreme dönemine sahip olduğu ortaya konmuştur. G. holbrooki alanda ağırlıklı olarak Insekta (özellikle Diptera) ergin ve larvalarının yanı sıra zooplankton ve zaman zaman bitkisel kökenli kaynaklarla beslendiği, A. transgrediens'in ise ağırlıklı olarak detritus ve ipliksi alg gruplarının yanı sıra Insekta (özellikle Diptera) larvası ve zooplanktonla beslendiği belirlenmiştir. Beslenme etkileşimleri ele alındığında G. holbrooki'nin çalışma alanında A. transgrediens'e göre daha yüksek bir besin çeşitliliğine ve daha geniş bir nişe sahip olduğu, A. transgrediens üzerinde düşük de olsa rekabet, predasyon ve agresyon baskısı kurduğu ve sonuç olarak güncel ve potansiyel bir tehdit oluşturduğu bu çalışma ile belirlenmiştir. Bununla birlikte, incelenen tüm istasyonlarda her iki türün diyet kompozisyonlarının önemli ölçüde farklılık gösterdiği ve A. transgrediens'in özellikle değişken koşulara sahip istasyonda herbivor bir beslenme tarzına sahip olduğu ortaya konmuştur. A. transgrediens'in habitatın farklı noktalarını kullanabilme şansının olduğu büyük kaynaklarda ve yüksek toleransı sayesinde yüksek sodyum sülfat tuzluluğunda hayatta kalabildiği, G. holbrooki'nin ise yüksek tuzluluktan olumsuz yönde etkilendiği belirlenmiştir. Dolayısıyla G. holbrooki'nin A. transgrediens üzerindeki olumsuz etkisinin artmasına yol açabilecek en önemli etkenlerin başında habitat daralmasının olduğu belirlenmiştir.