Okul öncesi dönemdeki çocukların toplumsal cinsiyet algılarının incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temel Eğitim A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVCAN YAĞAN GÜDER

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): TÜLİN GÜLER YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Toplumun kadından ve erkekten beklediği görev, sorumluluk ve davranış biçimleri olarak tanımlanan toplumsal cinsiyet, yıllardan beri tartışılagelmiş bir konudur. Ancak çocukların toplumsal cinsiyete yönelik düşüncelerinin neler olduğu pek sorgulanmamıştır. Toplumsal cinsiyetin yaşamın çok erkek dönemlerinde kendini gösterdiği bilinmektedir. İnsan yaşamının temelini oluşturan, değer, tutum ve davranış kazandırılmaya en uygun dönem olan okul öncesi dönemde, toplumsal cinsiyet olgusunun irdelenmesi oldukça önemlidir. Kadınların her gün artan bir şekilde şiddete uğradığı, kız çocuklarının erkek çocuklara oranla daha fazla ayrımcı uygulamalara maruz kaldıkları, popüler kültürün çocukların yaşamlarına ve tercihlerine yön verdiği, yazılı ve görsel basının toplumsal cinsiyet rollerini yeniden ürettiği ve sunduğu, çocuk yazınının geleneksel rolleri pekiştirdiği dünyamızda çocukların toplumsal cinsiyete yönelik algılarının sorgulanması ve var olan durumun betimlenerek eğitim politikalarına yön vermek son derece önemli olacaktır. Bu çalışmanın temel amacı okul öncesi dönemdeki çocukların toplumsal cinsiyet algılarının betimlenmesidir. Bu temel amaç kapsamında okul öncesi dönemdeki çocukların toplumsal cinsiyet algısı, annelerin toplumsal cinsiyet algısı, annelerin toplumsal cinsiyet algısının çocukların toplumsal cinsiyete yönelik algısında sahip olduğu rol ve aile yapısının çocukların toplumsal cinsiyete yönelik algısında sahip olduğu rol üzerine odaklanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu alt sosyoekonomik düzeyden ve farklı aile yapılarından gelen ve aynı ana sınıfına devam eden 8 okul öncesi dönemdeki çocuk ve bu çocukların anneleri ile anneanneleri oluşturmaktadır. Çalışmada, 6 çocuğun annesi, 2 çocuğun ise anneanneleri ile çalışılmıştır. Aynı ana sınıfına devam eden çocukların her biri ayrı bir aile yapısından geldiği için, her bir çocuk ayrı bir durumu temsil ettiğinden ve çocukların görüşleri ile annelerin/anneannelerin görüşleri desteklenerek sunulduğundan çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve gömülü çoklu durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama amacı ile çocuklarla görüşme, gözlem ve etkinlik uygulamaları yapılmış; anneler ve anneanneler ile de görüşme yapılmıştır. Çalışmanın verileri 13 Ocak - 14 Mart tarihleri arasında toplanmıştır. Çocuklara uygulanan etkinliklerde yalnızca çocukların toplumsal cinsiyete yönelik algılarını ortaya çıkaracak etkinlikler planlanmış, çocukların algılarına herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, çocukların oyun, oyuncak, kıyafet, renk tercihlerinde toplumsal cinsiyetlerine uygun tercihlerde bulundukları belirlenmiş olup, özelikle oyun ve oyuncak tercihlerinde ebeveynin görüşü, oyuncağın rengi, karşı cinsiyetten kardeşin olup olmaması ve akranlarının bakış açısının önemli olduğu sonucuna ulaşılmış, özellikle oyun ve oyuncak tercihlerinde baba baskısına vurgu yaptıkları belirlenmiştir. Öte yandan çocukların özellikle oyun ve oyuncak tercihlerinde toplumsal beklenti ve ebeveyn algısına paralel yanıtlar verdikleri ancak bireysel olarak tercihlerinde bu durumun tersine hareket ettikleri gözlenmiştir. Çocukların kadın ve erkek cinsiyet özelliklerine ilişkin olarak kalıp yargısal görüşleri olduğu; kadınların özelliklerinin erkeklere göre daha olumsuz nitelikler taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan annelerin ise, çocuklarının toplumsal cinsiyetlerine uygun oyun ve oyuncakları tercih etme eğilimi gösterdikleri ve erkek çocuklarına yönelik olarak bu isteğin daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Annelerin kadın ve erkek cinsiyet özelliklerine ilişkin kalıp yargısal görüşleri olduğu; kadınlara olumlu özellikler yüklerken erkeklere olumsuz özellikler yükledikleri belirlenmiştir. Annelerin kız çocuklarına ilişkin daha fazla beklenti içinde oldukları ve kız çocuklarından birincil beklentinin ev işlerine yardım etme olduğu belirlenmiş olup kız ve erkek çocuktan beklentilerinin geleneksel rol paylaşımına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, oyun, oyuncak ve arkadaş tercihlerinde anneler ile çocukların görüşleri arasında paralellik olduğu tespit edilmiş olup aile yapısının çocukların toplumsal cinsiyet algılarında önemli rolü olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Okul öncesi dönem, toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet algısı, anne, aile yapısı